View allAll Photos Tagged OLBA
Tempel of Zeus at Uzuncaburç near Silifke
Olba Zeus Tapınağı – Seleucus I. Nicator (MÖ 312-280) tarafından yaptırılmış olduğu kabul edilir. Olba Zeus Tapınağı’nın, Anadolu’daki dört yanı sütunlarla çevrili (Peripteros) planda, Korent başlıklı en eski tapınak olarak sanat tarihinde çok önemli bir yeri var. 39,70 m uzunluğunda ve 21,10 m genişliğinde olan yapı, 12 × 6 yani 32 sütunlu olup bunlardan ayakta kalan 30 tanesinden sadece 4’ü başlık taşımakta. 9,80 m yükseklikteki her sütun gövdesinin taban çapı 1,55 m, tabandan 4,20 m yükseklikten itibaren başlayan 24 oluklu sütun silindirlerinden oluşmuş. Selefkoslar, Olbalılar ve Romalılar tarafından çok tanrılı (Polytheism) tapınma yeri olarak kullanılan yapı, Hıristiyanlık döneminde 5 yy da kiliseye dönüştürülmüş. Şöyleki; tapınağın tanrı odası (Cella) yıkılıp taşlarıyla sütunların araları örülmüş ve buralara kapılar yerleştirilmiş. Doğudaki sütunlardan ortada kalan ikisi kaldırılıp yerine Yayduva (Apsis) yapılmış. Yapı iki dizi sütun üzerine oturan ahşap bir çatı ile örtülmüş ve Üç Sahınlı (Nave) yani Bazilika planında yeniden düzenlenmiş. Batıda, ana kapıdan girilen Son Cemaat yeri (Narthex) üç ayrı kapıyla sahınlara açılmaktaymış. Yeni yapının tabanı sekizgen (Hexagonal) karolarla ve renkli mozaiklerle döşenmiş.
Tempel of Zeus at Uzuncaburç near Silifke
Olba Zeus Tapınağı – Seleucus I. Nicator (MÖ 312-280) tarafından yaptırılmış olduğu kabul edilir. Olba Zeus Tapınağı’nın, Anadolu’daki dört yanı sütunlarla çevrili (Peripteros) planda, Korent başlıklı en eski tapınak olarak sanat tarihinde çok önemli bir yeri var. 39,70 m uzunluğunda ve 21,10 m genişliğinde olan yapı, 12 × 6 yani 32 sütunlu olup bunlardan ayakta kalan 30 tanesinden sadece 4’ü başlık taşımakta. 9,80 m yükseklikteki her sütun gövdesinin taban çapı 1,55 m, tabandan 4,20 m yükseklikten itibaren başlayan 24 oluklu sütun silindirlerinden oluşmuş. Selefkoslar, Olbalılar ve Romalılar tarafından çok tanrılı (Polytheism) tapınma yeri olarak kullanılan yapı, Hıristiyanlık döneminde 5 yy da kiliseye dönüştürülmüş. Şöyleki; tapınağın tanrı odası (Cella) yıkılıp taşlarıyla sütunların araları örülmüş ve buralara kapılar yerleştirilmiş. Doğudaki sütunlardan ortada kalan ikisi kaldırılıp yerine Yayduva (Apsis) yapılmış. Yapı iki dizi sütun üzerine oturan ahşap bir çatı ile örtülmüş ve Üç Sahınlı (Nave) yani Bazilika planında yeniden düzenlenmiş. Batıda, ana kapıdan girilen Son Cemaat yeri (Narthex) üç ayrı kapıyla sahınlara açılmaktaymış. Yeni yapının tabanı sekizgen (Hexagonal) karolarla ve renkli mozaiklerle döşenmiş.
Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.
Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.
Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.
Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.
Airline: Middle East Airlines-MEA (ME/MEA)
Aircraft type: Airbus Industrie A320-232
Registration: OD-MRO
MSN: 4296
Test registration at Airbus: D-AXAI
First flight: 29/04/2010
Delivered new 18/05/2010 as F-OMRO before being re-registered 14/05/2013.
Location: London Heathrow Airport (LHR/EGLL)
Powerplant: International Aero Engines IAE V2527-A5
On final approach to runway 27L (passing Myrtle Avenue, Hatton Cross) as Cedar Jet 201 (ME201/MEA201) from Beirut/Rafik Hariri (BEY/OLBA).
Tempel of Zeus at Uzuncaburç near Silifke
Olba Zeus Tapınağı – Seleucus I. Nicator (MÖ 312-280) tarafından yaptırılmış olduğu kabul edilir. Olba Zeus Tapınağı’nın, Anadolu’daki dört yanı sütunlarla çevrili (Peripteros) planda, Korent başlıklı en eski tapınak olarak sanat tarihinde çok önemli bir yeri var. 39,70 m uzunluğunda ve 21,10 m genişliğinde olan yapı, 12 × 6 yani 32 sütunlu olup bunlardan ayakta kalan 30 tanesinden sadece 4’ü başlık taşımakta. 9,80 m yükseklikteki her sütun gövdesinin taban çapı 1,55 m, tabandan 4,20 m yükseklikten itibaren başlayan 24 oluklu sütun silindirlerinden oluşmuş. Selefkoslar, Olbalılar ve Romalılar tarafından çok tanrılı (Polytheism) tapınma yeri olarak kullanılan yapı, Hıristiyanlık döneminde 5 yy da kiliseye dönüştürülmüş. Şöyleki; tapınağın tanrı odası (Cella) yıkılıp taşlarıyla sütunların araları örülmüş ve buralara kapılar yerleştirilmiş. Doğudaki sütunlardan ortada kalan ikisi kaldırılıp yerine Yayduva (Apsis) yapılmış. Yapı iki dizi sütun üzerine oturan ahşap bir çatı ile örtülmüş ve Üç Sahınlı (Nave) yani Bazilika planında yeniden düzenlenmiş. Batıda, ana kapıdan girilen Son Cemaat yeri (Narthex) üç ayrı kapıyla sahınlara açılmaktaymış. Yeni yapının tabanı sekizgen (Hexagonal) karolarla ve renkli mozaiklerle döşenmiş.
Tempel of Zeus at Uzuncaburç near Silifke
Olba Zeus Tapınağı – Seleucus I. Nicator (MÖ 312-280) tarafından yaptırılmış olduğu kabul edilir. Olba Zeus Tapınağı’nın, Anadolu’daki dört yanı sütunlarla çevrili (Peripteros) planda, Korent başlıklı en eski tapınak olarak sanat tarihinde çok önemli bir yeri var. 39,70 m uzunluğunda ve 21,10 m genişliğinde olan yapı, 12 × 6 yani 32 sütunlu olup bunlardan ayakta kalan 30 tanesinden sadece 4’ü başlık taşımakta. 9,80 m yükseklikteki her sütun gövdesinin taban çapı 1,55 m, tabandan 4,20 m yükseklikten itibaren başlayan 24 oluklu sütun silindirlerinden oluşmuş. Selefkoslar, Olbalılar ve Romalılar tarafından çok tanrılı (Polytheism) tapınma yeri olarak kullanılan yapı, Hıristiyanlık döneminde 5 yy da kiliseye dönüştürülmüş. Şöyleki; tapınağın tanrı odası (Cella) yıkılıp taşlarıyla sütunların araları örülmüş ve buralara kapılar yerleştirilmiş. Doğudaki sütunlardan ortada kalan ikisi kaldırılıp yerine Yayduva (Apsis) yapılmış. Yapı iki dizi sütun üzerine oturan ahşap bir çatı ile örtülmüş ve Üç Sahınlı (Nave) yani Bazilika planında yeniden düzenlenmiş. Batıda, ana kapıdan girilen Son Cemaat yeri (Narthex) üç ayrı kapıyla sahınlara açılmaktaymış. Yeni yapının tabanı sekizgen (Hexagonal) karolarla ve renkli mozaiklerle döşenmiş.
Tempel of Zeus at Uzuncaburç near Silifke
Olba Zeus Tapınağı – Seleucus I. Nicator (MÖ 312-280) tarafından yaptırılmış olduğu kabul edilir. Olba Zeus Tapınağı’nın, Anadolu’daki dört yanı sütunlarla çevrili (Peripteros) planda, Korent başlıklı en eski tapınak olarak sanat tarihinde çok önemli bir yeri var. 39,70 m uzunluğunda ve 21,10 m genişliğinde olan yapı, 12 × 6 yani 32 sütunlu olup bunlardan ayakta kalan 30 tanesinden sadece 4’ü başlık taşımakta. 9,80 m yükseklikteki her sütun gövdesinin taban çapı 1,55 m, tabandan 4,20 m yükseklikten itibaren başlayan 24 oluklu sütun silindirlerinden oluşmuş. Selefkoslar, Olbalılar ve Romalılar tarafından çok tanrılı (Polytheism) tapınma yeri olarak kullanılan yapı, Hıristiyanlık döneminde 5 yy da kiliseye dönüştürülmüş. Şöyleki; tapınağın tanrı odası (Cella) yıkılıp taşlarıyla sütunların araları örülmüş ve buralara kapılar yerleştirilmiş. Doğudaki sütunlardan ortada kalan ikisi kaldırılıp yerine Yayduva (Apsis) yapılmış. Yapı iki dizi sütun üzerine oturan ahşap bir çatı ile örtülmüş ve Üç Sahınlı (Nave) yani Bazilika planında yeniden düzenlenmiş. Batıda, ana kapıdan girilen Son Cemaat yeri (Narthex) üç ayrı kapıyla sahınlara açılmaktaymış. Yeni yapının tabanı sekizgen (Hexagonal) karolarla ve renkli mozaiklerle döşenmiş.
Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.
Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.
Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.
Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.
Tempel of Zeus at Uzuncaburç near Silifke
Olba Zeus Tapınağı – Seleucus I. Nicator (MÖ 312-280) tarafından yaptırılmış olduğu kabul edilir. Olba Zeus Tapınağı’nın, Anadolu’daki dört yanı sütunlarla çevrili (Peripteros) planda, Korent başlıklı en eski tapınak olarak sanat tarihinde çok önemli bir yeri var. 39,70 m uzunluğunda ve 21,10 m genişliğinde olan yapı, 12 × 6 yani 32 sütunlu olup bunlardan ayakta kalan 30 tanesinden sadece 4’ü başlık taşımakta. 9,80 m yükseklikteki her sütun gövdesinin taban çapı 1,55 m, tabandan 4,20 m yükseklikten itibaren başlayan 24 oluklu sütun silindirlerinden oluşmuş. Selefkoslar, Olbalılar ve Romalılar tarafından çok tanrılı (Polytheism) tapınma yeri olarak kullanılan yapı, Hıristiyanlık döneminde 5 yy da kiliseye dönüştürülmüş. Şöyleki; tapınağın tanrı odası (Cella) yıkılıp taşlarıyla sütunların araları örülmüş ve buralara kapılar yerleştirilmiş. Doğudaki sütunlardan ortada kalan ikisi kaldırılıp yerine Yayduva (Apsis) yapılmış. Yapı iki dizi sütun üzerine oturan ahşap bir çatı ile örtülmüş ve Üç Sahınlı (Nave) yani Bazilika planında yeniden düzenlenmiş. Batıda, ana kapıdan girilen Son Cemaat yeri (Narthex) üç ayrı kapıyla sahınlara açılmaktaymış. Yeni yapının tabanı sekizgen (Hexagonal) karolarla ve renkli mozaiklerle döşenmiş.
Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.
Kent, 70 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.
Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.
Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.
Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.
Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.
Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.
Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.
Diocaesarea şehir mezarlığı
Eski Mezarlık - Ana mezarlık, kentin 500 m kuzeyindeki vadinin her iki yakasında yer alır. Gömütlükte sanduka tipi mezarların çok az bulunmasına karşılık, aileler için yapılmış kaya oyma mezarlar ve çok sayıda süslemeli kemer tavanlı oymalara yerleştirilmiş tek kişilik gömütler bulunmakta. Prizma biçimli, kulaklı mezar kapakları bütün gömütlerde aynı.
Tempel of Zeus at Uzuncaburç near Silifke
Olba Zeus Tapınağı – Seleucus I. Nicator (MÖ 312-280) tarafından yaptırılmış olduğu kabul edilir. Olba Zeus Tapınağı’nın, Anadolu’daki dört yanı sütunlarla çevrili (Peripteros) planda, Korent başlıklı en eski tapınak olarak sanat tarihinde çok önemli bir yeri var. 39,70 m uzunluğunda ve 21,10 m genişliğinde olan yapı, 12 × 6 yani 32 sütunlu olup bunlardan ayakta kalan 30 tanesinden sadece 4’ü başlık taşımakta. 9,80 m yükseklikteki her sütun gövdesinin taban çapı 1,55 m, tabandan 4,20 m yükseklikten itibaren başlayan 24 oluklu sütun silindirlerinden oluşmuş. Selefkoslar, Olbalılar ve Romalılar tarafından çok tanrılı (Polytheism) tapınma yeri olarak kullanılan yapı, Hıristiyanlık döneminde 5 yy da kiliseye dönüştürülmüş. Şöyleki; tapınağın tanrı odası (Cella) yıkılıp taşlarıyla sütunların araları örülmüş ve buralara kapılar yerleştirilmiş. Doğudaki sütunlardan ortada kalan ikisi kaldırılıp yerine Yayduva (Apsis) yapılmış. Yapı iki dizi sütun üzerine oturan ahşap bir çatı ile örtülmüş ve Üç Sahınlı (Nave) yani Bazilika planında yeniden düzenlenmiş. Batıda, ana kapıdan girilen Son Cemaat yeri (Narthex) üç ayrı kapıyla sahınlara açılmaktaymış. Yeni yapının tabanı sekizgen (Hexagonal) karolarla ve renkli mozaiklerle döşenmiş.
Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.
Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.
Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.
Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.
Triumphal Gate at Diocaesarea (Uzuncaburç) near Silifke
Tören Kapısı - 15,30 metre uzunluğunda, 8 m genişliğinde olup sütunlu ana caddeyi karşıdan karşıya kapsayan, ortadaki diğerlerinden daha geniş beş gözlü bir anıttır. Kapıda, 6,75 metre yükseklikte, taban çapı 1,05 metre olan ve taştan yontulmuş, düz silindir parçalardan oluşmuş sütunlar görülür. Her sütun, Kenger dikeni yaprağı motifleriyle süslenmiş, korent tipi başlık taşır. Sütun gövdelerinde görülen konsollar heykelleri taşımak için kullanılıyormuş. Günümüze yapının yarısı yıkılmış olarak ulaşabilmiş..