View allAll Photos Tagged OLBA

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

To the north of Elaiussa Sebaste we drive to the misterious

ancient city Kanytelleis of Olba, 3rd century BC, on the way

to the well known ancient Roman city Corycus. Kanytelleis

is a wonderful and misterious site to the mountain side ... More & bigger

 

voyageAnatolia.blogspot.com

ancient-anatolia.blogspot.com

août 1993

Uzuncaburç (Silifke), site archéologique d'Olba-Diocaesarea - connue à partir de l'époque hellénistique IIe BC - devenue romaine au Ier siècle sous le nom de Diocaesarea

- fragments de frises sculptées

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

N970AA Short SD3-60-300F Air Cargo Carriers Las Vegas Harry Reid 28 October 2024. I first saw this as G-OLBA in 1988.

Tempel of Zeus at Uzuncaburç near Silifke

 

Olba Zeus Tapınağı – Seleucus I. Nicator (MÖ 312-280) tarafından yaptırılmış olduğu kabul edilir. Olba Zeus Tapınağı’nın, Anadolu’daki dört yanı sütunlarla çevrili (Peripteros) planda, Korent başlıklı en eski tapınak olarak sanat tarihinde çok önemli bir yeri var. 39,70 m uzunluğunda ve 21,10 m genişliğinde olan yapı, 12 × 6 yani 32 sütunlu olup bunlardan ayakta kalan 30 tanesinden sadece 4’ü başlık taşımakta. 9,80 m yükseklikteki her sütun gövdesinin taban çapı 1,55 m, tabandan 4,20 m yükseklikten itibaren başlayan 24 oluklu sütun silindirlerinden oluşmuş. Selefkoslar, Olbalılar ve Romalılar tarafından çok tanrılı (Polytheism) tapınma yeri olarak kullanılan yapı, Hıristiyanlık döneminde 5 yy da kiliseye dönüştürülmüş. Şöyleki; tapınağın tanrı odası (Cella) yıkılıp taşlarıyla sütunların araları örülmüş ve buralara kapılar yerleştirilmiş. Doğudaki sütunlardan ortada kalan ikisi kaldırılıp yerine Yayduva (Apsis) yapılmış. Yapı iki dizi sütun üzerine oturan ahşap bir çatı ile örtülmüş ve Üç Sahınlı (Nave) yani Bazilika planında yeniden düzenlenmiş. Batıda, ana kapıdan girilen Son Cemaat yeri (Narthex) üç ayrı kapıyla sahınlara açılmaktaymış. Yeni yapının tabanı sekizgen (Hexagonal) karolarla ve renkli mozaiklerle döşenmiş.

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

theater / tiyatro

 

Tiyatro, nymphaeum'un güney-batısında yer almaktadır. Olba Tiyatrosu, Uzuncaburç'a göre daha küçük. Çok tahrip olmuş ve caveadaki oturma sıralarından hiçbir şey kalmamıştır. İki kapılı yıkılmış sahne binası. Mimari ve heykel parçaları göz önüne alındığında, hem iç hem de dış cephelerin, imparatorluk döneminde olduğu gibi, zengin bir şekilde dekore edilmiş olması gerekir

 

The theater lies in the south-west of the nymphaeum. The theater of Olba is smaller than that to Uzuncaburç. It is very much destroyed, and nothing is left of the rows of seats in the cavea. Its demolished stage building with two doors. Judging from the architectural and sculptural fragments, both the inner and outer facades must have been richly decorated, as was usual in the imperial period

  

Uzun Burç - Kentin kuzey-doğusunda, yüksek bir düzlükte, 22,30 m yüksekliğinde, 15,70 m uzunluğunda ve 12,50 m genişliğinde, duvarları mazgal ve pencerelerle delinmiş, güneyde küçük bir kapısı bulunan yapıdır. İlk katına merdivenle çıkılan burç beş katlı olup her katı ayrıca kendi içinde odalara ayrılmıştır. Duvarların kireçleşmiş olan iç yüzeylerinden anlaşılacağı üzere burç yangın geçirmiş ve ciddi zarara uğramıştır. Doğu duvarlarında, yerden 6,50 m yüksekliğindeki balkonumsu yapı, kuşatma sırasında burcun kapısını açmadan dışarı ile bağlantı kurmaya yaramaktaydı. Burç, rahiplerin evi olduğu gibi tehlike anlarında halkın sığındığı, tapınak hazinesinin korunduğu en emin yer olarak kullanılmıştır. Burç kapısının üst kemerinden itibaren 3. ve 4, sıraların oluşturduğu soldaki iki köşe taşına kazılı: “Triskelis” amblemli yazıttan, burcun Rahip Teukros’un oğlu Tarkyares tarafından MÖ 2. yy başlarında yaptırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Burç kapısının üzerindeki sağa ve sola uzanan iki satırlık diğer yazıt ise: “Eyalet Valisi Sayın Petronius Faustinus’un emriyle” MS 3. yy’ın sonlarında yapılan onarım projesinden bahsetmektedir. Eski sikkelerin üzerinde amblem olarak kullanılan Uzun Burç, beldenin bugün ki Uzuncaburç adına da ilham kaynağı olmuştur.

Uzun Burç - Kentin kuzey-doğusunda, yüksek bir düzlükte, 22,30 m yüksekliğinde, 15,70 m uzunluğunda ve 12,50 m genişliğinde, duvarları mazgal ve pencerelerle delinmiş, güneyde küçük bir kapısı bulunan yapıdır. İlk katına merdivenle çıkılan burç beş katlı olup her katı ayrıca kendi içinde odalara ayrılmıştır. Duvarların kireçleşmiş olan iç yüzeylerinden anlaşılacağı üzere burç yangın geçirmiş ve ciddi zarara uğramıştır. Doğu duvarlarında, yerden 6,50 m yüksekliğindeki balkonumsu yapı, kuşatma sırasında burcun kapısını açmadan dışarı ile bağlantı kurmaya yaramaktaydı. Burç, rahiplerin evi olduğu gibi tehlike anlarında halkın sığındığı, tapınak hazinesinin korunduğu en emin yer olarak kullanılmıştır. Burç kapısının üst kemerinden itibaren 3. ve 4, sıraların oluşturduğu soldaki iki köşe taşına kazılı: “Triskelis” amblemli yazıttan, burcun Rahip Teukros’un oğlu Tarkyares tarafından MÖ 2. yy başlarında yaptırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Burç kapısının üzerindeki sağa ve sola uzanan iki satırlık diğer yazıt ise: “Eyalet Valisi Sayın Petronius Faustinus’un emriyle” MS 3. yy’ın sonlarında yapılan onarım projesinden bahsetmektedir. Eski sikkelerin üzerinde amblem olarak kullanılan Uzun Burç, beldenin bugün ki Uzuncaburç adına da ilham kaynağı olmuştur.

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

Tempel of Zeus at Uzuncaburç near Silifke

 

Olba Zeus Tapınağı – Seleucus I. Nicator (MÖ 312-280) tarafından yaptırılmış olduğu kabul edilir. Olba Zeus Tapınağı’nın, Anadolu’daki dört yanı sütunlarla çevrili (Peripteros) planda, Korent başlıklı en eski tapınak olarak sanat tarihinde çok önemli bir yeri var. 39,70 m uzunluğunda ve 21,10 m genişliğinde olan yapı, 12 × 6 yani 32 sütunlu olup bunlardan ayakta kalan 30 tanesinden sadece 4’ü başlık taşımakta. 9,80 m yükseklikteki her sütun gövdesinin taban çapı 1,55 m, tabandan 4,20 m yükseklikten itibaren başlayan 24 oluklu sütun silindirlerinden oluşmuş. Selefkoslar, Olbalılar ve Romalılar tarafından çok tanrılı (Polytheism) tapınma yeri olarak kullanılan yapı, Hıristiyanlık döneminde 5 yy da kiliseye dönüştürülmüş. Şöyleki; tapınağın tanrı odası (Cella) yıkılıp taşlarıyla sütunların araları örülmüş ve buralara kapılar yerleştirilmiş. Doğudaki sütunlardan ortada kalan ikisi kaldırılıp yerine Yayduva (Apsis) yapılmış. Yapı iki dizi sütun üzerine oturan ahşap bir çatı ile örtülmüş ve Üç Sahınlı (Nave) yani Bazilika planında yeniden düzenlenmiş. Batıda, ana kapıdan girilen Son Cemaat yeri (Narthex) üç ayrı kapıyla sahınlara açılmaktaymış. Yeni yapının tabanı sekizgen (Hexagonal) karolarla ve renkli mozaiklerle döşenmiş.

Tempel of Tyche (Fortuna) at Uzuncaburç near Silifke

 

Şans Tapınağı - Sütunlu caddenin sonundaki bu sütunlar Şans Tapınağının ön yüzüdür. Şimdi beşi ayakta olan altı sütundan her biri, 0,85 m yükseklikteki altlıklar üzerine oturtulmuş, tabanları 0,65 m çapında, 5,50 m yükseklikte, tek parça granit taştan yontulmuş. Her sütun gövdesi kenger yaprağı motifleriyle süslü, mermerden oluşmuş sütun başlıkları ile taçlandırılmış. Kare biçimli (11,50 m × 11,50m) tanrıça odası (Cella) sütunlardan 34 m geride bulunmakta.

 

The aqueduct of the ancient city of Olba.

Mersin - Turkey

City Gate at Uzuncaburç near Silifke

 

Kuzey Kapısı - uzunluğu 12 m, eni 1,5 m olan üç girişli dev yapı, mimari güzelliğinin yanı sıra eskiden üzerinde bulunan konsol ve heykel altlıklarıyla da göz kamaştıran tarihi eserdir. Kapı, kuzeyden girerken ana girişin sağ kenarında, yerden itibaren dördüncü sırayı oluşturan ilk iki blok taşın üzerine yazılı altı satırlık yazıttan dolayı ayrıca önem taşımaktadır. Bu yazıtta, depremden zarar gören kapının Roma imparatorları Arcadius (395–408) ile Honorius (395–423)’un birlikte yönetimleri sırasında onarıldığı anlatılmakta ve kentin isminin de Diocaesarea olduğu belirtilmektedir.

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

Finnair

McDonnell Douglas DC-9-51, c/n 47773/891

Ex-N8714Q. Later to UM Air as UR-CBY. Stored at Beirut (BEY/OLBA) 9/2010

Helsinki/Vantaa (HEL/EFHK) 26.9.1983

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

Triumphal Gate at Diocaesarea (Uzuncaburç) near Silifke

 

Tören Kapısı - 15,30 metre uzunluğunda, 8 m genişliğinde olup sütunlu ana caddeyi karşıdan karşıya kapsayan, ortadaki diğerlerinden daha geniş beş gözlü bir anıttır. Kapıda, 6,75 metre yükseklikte, taban çapı 1,05 metre olan ve taştan yontulmuş, düz silindir parçalardan oluşmuş sütunlar görülür. Her sütun, Kenger dikeni yaprağı motifleriyle süslenmiş, korent tipi başlık taşır. Sütun gövdelerinde görülen konsollar heykelleri taşımak için kullanılıyormuş. Günümüze yapının yarısı yıkılmış olarak ulaşabilmiş..

 

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

Aba'nın Anıtsal Mezarı - Obruğun kuzeyinde mezarlık alanında, MS 2.yy ait bir tapınak mezar bulunur. Bu yapının yazıtında yerleşimin adının Canytelis olarak geçmesiden başka, mezarda Aba adında bir kadın, kocası ve iki oğlu ile yatmakta olduğu belirtilmekte. Bazı kayıtlarda bu mezarın MÖ I.yy da yaşamış olan Kraliçe Aba ya ait olduğu yazılmış ise de yanlış olduğu barizdir, çünkü; bu mezar çok daha sonra yapılmış.

Tempel of Zeus at Uzuncaburç near Silifke

 

Olba Zeus Tapınağı – Seleucus I. Nicator (MÖ 312-280) tarafından yaptırılmış olduğu kabul edilir. Olba Zeus Tapınağı’nın, Anadolu’daki dört yanı sütunlarla çevrili (Peripteros) planda, Korent başlıklı en eski tapınak olarak sanat tarihinde çok önemli bir yeri var. 39,70 m uzunluğunda ve 21,10 m genişliğinde olan yapı, 12 × 6 yani 32 sütunlu olup bunlardan ayakta kalan 30 tanesinden sadece 4’ü başlık taşımakta. 9,80 m yükseklikteki her sütun gövdesinin taban çapı 1,55 m, tabandan 4,20 m yükseklikten itibaren başlayan 24 oluklu sütun silindirlerinden oluşmuş. Selefkoslar, Olbalılar ve Romalılar tarafından çok tanrılı (Polytheism) tapınma yeri olarak kullanılan yapı, Hıristiyanlık döneminde 5 yy da kiliseye dönüştürülmüş. Şöyleki; tapınağın tanrı odası (Cella) yıkılıp taşlarıyla sütunların araları örülmüş ve buralara kapılar yerleştirilmiş. Doğudaki sütunlardan ortada kalan ikisi kaldırılıp yerine Yayduva (Apsis) yapılmış. Yapı iki dizi sütun üzerine oturan ahşap bir çatı ile örtülmüş ve Üç Sahınlı (Nave) yani Bazilika planında yeniden düzenlenmiş. Batıda, ana kapıdan girilen Son Cemaat yeri (Narthex) üç ayrı kapıyla sahınlara açılmaktaymış. Yeni yapının tabanı sekizgen (Hexagonal) karolarla ve renkli mozaiklerle döşenmiş.

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

May 8th - The best way to unwind after a long day/catch up on reading so you can finally finish that book!

Tempel of Tyche (Fortuna) at Uzuncaburç near Silifke

 

Şans Tapınağı - Sütunlu caddenin sonundaki bu sütunlar Şans Tapınağının ön yüzüdür. Şimdi beşi ayakta olan altı sütundan her biri, 0,85 m yükseklikteki altlıklar üzerine oturtulmuş, tabanları 0,65 m çapında, 5,50 m yükseklikte, tek parça granit taştan yontulmuş. Her sütun gövdesi kenger yaprağı motifleriyle süslü, mermerden oluşmuş sütun başlıkları ile taçlandırılmış. Kare biçimli (11,50 m × 11,50m) tanrıça odası (Cella) sütunlardan 34 m geride bulunmakta.

 

Aba'nın Anıtsal Mezarı - Obruğun kuzeyinde mezarlık alanında, MS 2.yy ait bir tapınak mezar bulunur. Bu yapının yazıtında yerleşimin adının Canytelis olarak geçmesiden başka, mezarda Aba adında bir kadın, kocası ve iki oğlu ile yatmakta olduğu belirtilmekte. Bazı kayıtlarda bu mezarın MÖ I.yy da yaşamış olan Kraliçe Aba ya ait olduğu yazılmış ise de yanlış olduğu barizdir, çünkü; bu mezar çok daha sonra yapılmış.

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

Tempel of Tyche (Fortuna) at Uzuncaburç near Silifke

 

Şans Tapınağı - Sütunlu caddenin sonundaki bu sütunlar Şans Tapınağının ön yüzüdür. Şimdi beşi ayakta olan altı sütundan her biri, 0,85 m yükseklikteki altlıklar üzerine oturtulmuş, tabanları 0,65 m çapında, 5,50 m yükseklikte, tek parça granit taştan yontulmuş. Her sütun gövdesi kenger yaprağı motifleriyle süslü, mermerden oluşmuş sütun başlıkları ile taçlandırılmış. Kare biçimli (11,50 m × 11,50m) tanrıça odası (Cella) sütunlardan 34 m geride bulunmakta.

 

FERRIED EYKA-OLBA 07MAY16

Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.

Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.

Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.

Raduno "le mitiche nella val d'Olba", Urbe 15 Luglio 2012

Raduno "le mitiche nella val d'Olba", Urbe 15 Luglio 2012

août 1993

Uzuncaburç (Silifke), site archéologique d'Olba-Diocaesarea - connue à partir de l'époque hellénistique IIe BC - devenue romaine au Ier siècle sous le nom de Diocaesarea

- porte romaine intégrée aux remparts, restaurée au bébut du Ve

1 2 ••• 17 18 20 22 23 ••• 75 76