View allAll Photos Tagged OLBA
Theatre at Uzuncaburç near Silifke
Tiyatro - Kemerli giriş kapısı sütunlu caddeye bakan tiyatronun büyük bir bölümü doğal çukura oturtulmuş yukarısı da blok taşlarla yükseltilmiş. Tiyatronun yaklaşık bin beş yüz kişilik seyirci bölümü (Auditorium) 1,55 m genişliğinde bir şeritle ikiye ayrılmış, sıralara geçiş dört dik merdivenli yolla sağlanmıştır. Her iki uçta çıkışlar bulunmakta. Sahne yapısı tümüyle yıkılmış. Burada bulunan bir yazıttan, tiyatronun Roma İmparatorları Marcus Aurelius (161–180) ile Lucius Verus (161–169)’un birlikte yönetimleri sırasında yapılmış olduğu anlaşılmakta.
Theatre at Uzuncaburç near Silifke
Tiyatro - Kemerli giriş kapısı sütunlu caddeye bakan tiyatronun büyük bir bölümü doğal çukura oturtulmuş yukarısı da blok taşlarla yükseltilmiş. Tiyatronun yaklaşık bin beş yüz kişilik seyirci bölümü (Auditorium) 1,55 m genişliğinde bir şeritle ikiye ayrılmış, sıralara geçiş dört dik merdivenli yolla sağlanmıştır. Her iki uçta çıkışlar bulunmakta. Sahne yapısı tümüyle yıkılmış. Burada bulunan bir yazıttan, tiyatronun Roma İmparatorları Marcus Aurelius (161–180) ile Lucius Verus (161–169)’un birlikte yönetimleri sırasında yapılmış olduğu anlaşılmakta.
Aba'nın Anıtsal Mezarı - Obruğun kuzeyinde mezarlık alanında, MS 2.yy ait bir tapınak mezar bulunur. Bu yapının yazıtında yerleşimin adının Canytelis olarak geçmesiden başka, mezarda Aba adında bir kadın, kocası ve iki oğlu ile yatmakta olduğu belirtilmekte. Bazı kayıtlarda bu mezarın MÖ I.yy da yaşamış olan Kraliçe Aba ya ait olduğu yazılmış ise de yanlış olduğu barizdir, çünkü; bu mezar çok daha sonra yapılmış.
Triumphal Gate at Diocaesarea (Uzuncaburç) near Silifke
Tören Kapısı - 15,30 metre uzunluğunda, 8 m genişliğinde olup sütunlu ana caddeyi karşıdan karşıya kapsayan, ortadaki diğerlerinden daha geniş beş gözlü bir anıttır. Kapıda, 6,75 metre yükseklikte, taban çapı 1,05 metre olan ve taştan yontulmuş, düz silindir parçalardan oluşmuş sütunlar görülür. Her sütun, Kenger dikeni yaprağı motifleriyle süslenmiş, korent tipi başlık taşır. Sütun gövdelerinde görülen konsollar heykelleri taşımak için kullanılıyormuş. Günümüze yapının yarısı yıkılmış olarak ulaşabilmiş..
MEA Middle East Airlines
OD-M10
c/n 11558
A321-200NX
ME202 LHR-BEY
London Heathrow Airport
17/07/2025
This image may not be copied, reproduced, republished, edited, downloaded, displayed, modified, transmitted, licensed, transferred, sold, distributed or uploaded in any way without my written permission.
© All rights reserved.
© Copyright Cameron Burns 2025
Operator: Middle East Airlines (ME/MEA) – Lebanon
Aircraft: Airbus A321-271NX (neo) – T7-ME9
MSN: 10322 – Delivered: May 2021
Flight Number: ME201
Callsign: MEA201 – Cedar Jet Two Zero One
Date: 06/02/2023
Route: Beirut Rafic Hariri International Airport (BEY/OLBA) – London Heathrow Airport (LHR/EGLL)
© Mitchell R Hope
Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.
Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.
Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.
Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.
Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.
Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.
Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.
Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.
Antik Olba Krallığı’nın kutsal yerleşim yeri olan kentin tarihi MÖ 3. yy.a kadar gitmektedir. MS 4. yy.da adı Neapolis olarak değişen kent en parlak dönemini yaşamıştır. Bizans İmparatoru II. Theodosius (408-450), bu alanda kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurmuştur.
Kent, 60 metre derinliğinde geniş bir obruk etrafında kurulmuştur. Doğal bir çöküntü alanı olan bu çukura efsaneye göre Roma çağında suçlular atılıp vahşi hayvanlara yem edildiği için kente Kanlıdivane denilmiştir. Obruğun içinde divan üzerinde oturan bir kadın ve iki erkek kabartması yer alır. Yağmur sularıyla toprak rengine bulanan bu kabartmalar nedeniyle kente Kanlı Divan denildiği ve zamanla Kanlıdivane’ye dönüştüğü de anlatılır. Merdivenlerle inilen çukurun, büyüklüğünden ötürü tanrısal olduğu düşünülmüş ve kent tarih boyunca dinsel bir merkez olmuştur.
Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar, kaya kabartmaları bulunur. Güneybatısında MÖ 2. yy.dan kalma bir kule vardır. Kulenin kitabesinde, Tanrı Zeus için rahip-krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.
Kentte bulunan üç nekropolden kuzeydekinin en yüksek yerinde Kraliçe Aba'nın kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar bulunur. Obruğun bir kilometre güneybatısındaki Çanakçıkaya mezarları Kilikya İmparatorluğu’nun soylularına aittir ve üzerlerinde bunu belirten rölyefler vardır. Obruğun çevresindeki bazilikalar 4. yy. sonları ile 6. yy. ortaları Bizans dönemi eserleridir.
Avião: Bombardier CL-600-2B16 Challenger 605
Matrícula: OE-INS
Número de voo/Callsign: VJS349
Origem: OLBA/BEY - Beirut-Rafic Hariri International Airport, Beirut, Líbano
Theatre at Uzuncaburç near Silifke
Tiyatro - Kemerli giriş kapısı sütunlu caddeye bakan tiyatronun büyük bir bölümü doğal çukura oturtulmuş yukarısı da blok taşlarla yükseltilmiş. Tiyatronun yaklaşık bin beş yüz kişilik seyirci bölümü (Auditorium) 1,55 m genişliğinde bir şeritle ikiye ayrılmış, sıralara geçiş dört dik merdivenli yolla sağlanmıştır. Her iki uçta çıkışlar bulunmakta. Sahne yapısı tümüyle yıkılmış. Burada bulunan bir yazıttan, tiyatronun Roma İmparatorları Marcus Aurelius (161–180) ile Lucius Verus (161–169)’un birlikte yönetimleri sırasında yapılmış olduğu anlaşılmakta.
City Gate at Uzuncaburç near Silifke
Kuzey Kapısı - uzunluğu 12 m, eni 1,5 m olan üç girişli dev yapı, mimari güzelliğinin yanı sıra eskiden üzerinde bulunan konsol ve heykel altlıklarıyla da göz kamaştıran tarihi eserdir. Kapı, kuzeyden girerken ana girişin sağ kenarında, yerden itibaren dördüncü sırayı oluşturan ilk iki blok taşın üzerine yazılı altı satırlık yazıttan dolayı ayrıca önem taşımaktadır. Bu yazıtta, depremden zarar gören kapının Roma imparatorları Arcadius (395–408) ile Honorius (395–423)’un birlikte yönetimleri sırasında onarıldığı anlatılmakta ve kentin isminin de Diocaesarea olduğu belirtilmektedir.
Olba Ören Yeri
Fotoğrafların Orjinal boyutlarını satın almak için Sinan Doğan ile iletişim kurunuz...
E Mail: foto.sinandogan@gmail.com
Çeşme Yapısı - 17 metre uzunluğunda yaklaşık 11 metre genişliğinde bir Roma devri yapısıdır. Çeşmenin her iki yanında 4,5 metre uzunluğunda ve 3,5 metre genişliğindeki iki odanın bulunur. Romalılar çeşmeye suyu uzunluğu 115 km’yi bulan kayalara oyulmuş tünel ve kanallarla getirmişler. Ayrıca Uzuncaburç’ta o dönemden kalma çok sayıda sarnıç bulunmakta. Çok derin olan bu sarnıçlar kışın yağmur ve kar sularıyla doldurularak yazın su deposu olarak halk tarafından günümüzde de kullanılmakta.
first I thought it looked stupid. After a while, I considered it erotic. After all, it's just another boring long time exposure I like for some reason.
City Gate at Uzuncaburç near Silifke
Kuzey Kapısı - uzunluğu 12 m, eni 1,5 m olan üç girişli dev yapı, mimari güzelliğinin yanı sıra eskiden üzerinde bulunan konsol ve heykel altlıklarıyla da göz kamaştıran tarihi eserdir. Kapı, kuzeyden girerken ana girişin sağ kenarında, yerden itibaren dördüncü sırayı oluşturan ilk iki blok taşın üzerine yazılı altı satırlık yazıttan dolayı ayrıca önem taşımaktadır. Bu yazıtta, depremden zarar gören kapının Roma imparatorları Arcadius (395–408) ile Honorius (395–423)’un birlikte yönetimleri sırasında onarıldığı anlatılmakta ve kentin isminin de Diocaesarea olduğu belirtilmektedir.
City Gate at Uzuncaburç near Silifke
Kuzey Kapısı - uzunluğu 12 m, eni 1,5 m olan üç girişli dev yapı, mimari güzelliğinin yanı sıra eskiden üzerinde bulunan konsol ve heykel altlıklarıyla da göz kamaştıran tarihi eserdir. Kapı, kuzeyden girerken ana girişin sağ kenarında, yerden itibaren dördüncü sırayı oluşturan ilk iki blok taşın üzerine yazılı altı satırlık yazıttan dolayı ayrıca önem taşımaktadır. Bu yazıtta, depremden zarar gören kapının Roma imparatorları Arcadius (395–408) ile Honorius (395–423)’un birlikte yönetimleri sırasında onarıldığı anlatılmakta ve kentin isminin de Diocaesarea olduğu belirtilmektedir.