View allAll Photos Tagged EV
▪︎Bus Operator: Dublin Bus
▪︎Fleet Number: EV 64
▪︎Bus Type: Enviro 400
▪︎Manufacturer: Alexander Dennis
▪︎Registration: 06-D-30064
▪︎Location: Conyngham Road Bus Depot
▪︎Route: Not In Service
▪︎Operation: Parked up
Sizin hiç penceresine bisiklet dayadığınız eviniz oldu mu? Anahtarınızı pervazına iliştirdiğiniz, terliklerinizi demirine sıkıştırdığınız, fesleğenin genzinizi yakan kokusu ve topraktan çeşit çeşit saksılarınızın olduğu bir pencereniz oldu mu?
O pencereyi suladınız mı güneş yakarken ortalığı? Duvardan akan suların yolu ıslattığı, o ıslanan yolda kuşların su içtiği, sizin çomakla yol yaptığınız, çizik attığınız, sevip sevip uydurduğunuz bir sevgilinin adını ağaca kazıdığınız bir sokağınız oldu mu hiç?... Akşamları işten dönecek de balon getirecek diye beklediğiniz babanız oldu mu sokak kapısının merdivenlerinde? Peki küçük kardeşinizin okul yolunu gözlediniz mi pencere önünde? Ya karıncalar! Seyrettiniz mi gün boyu önünüzden yola akan konvoyu?
Apartman boşluklarından, açılmayan çift camlı hava geçirmez yüksek pencerelerden, sadece ve sadece kapıcıyla kurulan iletişimden, bisikletinizi 30 kilitli bir oyuncaktan ibaret balkon süsüne çevirmekten, çiçekleriniz varsa bile aşağıya su sıçrar telaşıyla onları güzelim baharlarda sereserpe sulayamamaktan başka bir hayatınız olmadı mı yoksa?... Nasıl bir dört duvarda kaybolmak bu?
Bütünleşmeden toprakla ağaçla, çelikle çomakla, pencereyle pervazla, korkarak hırsızdan uğursuzdan, yalnızlıktan, sevgisizlikten, daha nereye kadar kaçarak yaşamak?
Eğer bisikletinizi dayadığınız bir pencereniz olduysa bir zamanlar, eğer evinizin duvarına çarpan misketleriniz olduysa ve bahçedeki kuyudan su içtiyseniz, karşı ki komşuya bir kase çorbayı çok görmediyse anneniz, sevmeyi sevilmeden de başarabildiyseniz, yokluklarınızı bir başkasına en önemlisi annenize babanıza yüklemediyseniz, siz de bir zamanlar yaşadınız demek ki...
Bir zamanlar hakikaten bir turuncu ev vardı ve perdelerini annem örmüştü, ben saksıda ki çiçekleri sulamıştım. Bisikletimi pencereye dayayıp uyurdum geceleri. Karşı komşumuz Lütfiye teyzenin bilirdim beni kollayacağını topumu alınca diğerleri. Küçük kardeşim yaramazdı biraz, toz toprak gelirdi karşıki mahalleden. Annem kızmazdı. Bilirdi ki biz çocuktuk. Bilirdi çocukluğumuzun en güzel anları, perdelerini kendinin ördüğü pencerelerde, kapısını babamın taktığı bu evde yaşanacaktı ve asla geriye dönüşü olmayan güzel anların kaynağı olacaktı. Mutlu geçirilmiş bir çocukluğun üzerine, büyük şanssızlıklar da eklense, siz kötü bir insan olamazdınız, annem bunu bilirdi...
Biz o kadar mutluyduk ki korkmadık hiç bir şeyden. Hiç aç kalmadık sevgiye, özveriye, saygıya, merhamete. O turuncu boyalı penceremiz, 4 oda bir sofa evimiz yıkılmaya yüz tutsa da, biz hiç utanmadık yokluklardan, çünkü yokluklarımızın ana fikri para olmadı hiç bir zaman.
Kapımız, penceremiz herkese açıktı. Biz evimizi, kapımızı, penceremizi, herkesi ve birbirimizi çok sevdik.
Çok sevdik...
(S.Bengü)
New electric vehicle charging station at the Town Centre Hotel, Powell River, qathet Region, B.C.
Canon PowerShot A570
Canon Zoom 5.8-23.2mm ƒ/2.6-5.5 IS
This four-seater prototype of an advanced sports coupé was presented in 1985. This is an experimental car on which new materials (carbon fibre reinforced plastics etc) were tested in practical car design. The unique interior ventilation uses solar cells in the roof to keep the car cool when it is parked in sunlight. The 285 bhp, four cylinder turbocharged engine spells power and an impressive top speed of 270 km/h.
Saab Car Museum
Åkerssjövägen 18
Trollhättan
Sverige - Sweden
July 2012
All credit to Newport City; as well as an all electric bus fleet, they have all electric refuse lorries.
"Allyriadus Sero" is "Zero Emissions".
Színes évek
Színes évek, árnyék fénylik
Az időkéreg árnyalatokban játszik,
A felvétel templomkertben készült
S ha nem gyónsz, akkor
A templom harang árnyéka lesz rajtad,,
S bús dallamban játszik.
(Év árnyékok edzik a színt,
A fa, s így kérge sem volt öreg,
Ezért a digitális színkeverés,
Majd máskor tovább játszik.)
Der katholische Schlossherr von Schloss Grimberg, Johann Hermann Franz Graf von Nesselrode, musste 1735 für seine evangelischen Untertanen am Bleck eine Kirche errichten lassen.
Es wurde eine kleine, zweijochige Saalkirche gebaut.
Der Steinaltar wurde 1738 aus der Schlosskapelle des Schlosses Grimberg überführt. Er zeigt ein Abendmahlrelief in einem reich ornamentierten Gehäuse und die niederdeutsche Inschrift der Einsetzungsworte aus dem 1. Korintherbrief des Paulus, Kapitel 11,23-25. Weiterhin ein Kruzifix mit dem Stifterwappen des Heinrich Knipping, Herr auf Grimberg, und dessen Frau Sybille von Nesselrode. Dies ist eines der frühesten von der Reformation bestimmten Retabel in Westfalen. Die in dieser Gegend ungewöhnliche Gestaltung ist an Grabmalentwürfe des Cornelis Floris angelehnt.
Die Kirche erweiterte der Bochumer Baumeister Hellhammer 1888/89 zu einem neuromanischen Backsteinsaal mit Westturm und einem Querschiff sowie einem Chor im 5/8-Schluss.
Heute wird die Bleckkirche als synodale Stadtkirche genutzt. Sie ist einerseits ein Ort für besondere Gottesdienste und kirchliche Feiern und wird andererseits als "Kirche der Kulturen" für die interkulturelle Arbeit wie Ausstellungen, Konzerte, Theater, Lesungen u. ä. genutzt.
LF69 UZC SEe101 exits Vauxhall Bus Station.
As far as I know this is a fairly uncommon working, as usually the longer EV's work on the route; however, I think they're being transferred to Morden Wharf so it makes sense to see other SEe's on the route.
NIce parking spots for Virgin Airlines at SFO.
CBS filmed a drive of my car, and you can see the segment on c|net.
And the BMW ActiveE cars seem to frequent the horse barn (below).