View allAll Photos Tagged lamba
Adımlarımın arkasından çiçekler açmıyor bugün.
Merhaba demiyor sokak lambaları ben geçerken
Her yol, her şey üzerime geliyor beni ezercesine.
O kadar sıkkınım ki cennetin içinde oda hapsindeyim sanki.
Pembe dünya siyaha boyandı gözlerimde.
2 günde oldu ayaklarımdaki yılların yorgunluğu.
Sanki hergün yağmur yağacakmış gibi ağrıyor dizlerim.
O kadar üzgünüm ki İç organlarım gözyaşlarımla yıkanmakta.
Dilden dile dolanır oldum durup biraz soluklanmak için.
Ama her sarılışımda yeni bir diken bitiyor hiç bilmediğim.
Her biri öyle huzurlu bir acı veriyor ki bedenime.
Durup "Artık bu kadarı da fazla" diyemiyorum bile.
Ne diyeyim abi hayat işte........
4.Gün/4.Oda
Hüzün;
Tül perdelerin indiği evlerde
Sessiz kuytu köşelerinde sokakların
Sarı lambalar yandı
... Ermiş
Yazma diyorsun
Yazmazsam ölürüm .
Bu özlem son mumla bitecek
Gelmeyecek beklediğin ferman.
Uzandı ,harının dağladığı odayı kararttı...
Özlem Abay -Kasım 2011/Ankara
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Evlerin odalarından sızan ışık,
Muhabbete hasret..
Yüzünün göz odasından sızan ise,
Aşka hasret..
Bırak tüm ışıklar sönsün
Bir o parıltı, dünyaya yeter..
Özlem Uluğ (15.11.2011)
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Kalemi kağıda değdiği an, tutuşuyordu kağıt..
Masasında ki titrek ışığa baktı..ve yerdeki bir ucu yanmış kağıtlara..
Gülümsedi..
Öyle ya, yazacağı Aşktı..
Elbet yakacaktı..ardından sol yanında ince bir hüzün..
Anlamıştı..Aşk, hüzünsüz olmayacaktı...
F.Ç. 15/11/2011
İnsan yaşlandıkça olgun ve dolu başaklar gibi başı öne eğiliyor ve beli bükülüyor. Elif halinde kıyamdayken rükûya varıyor beden yavaşça vav haline doğru. Kar yağıyor Mustafa Aksekili sokağa, akşam olmaya başlamış. Sokak lambalarının ışığıyla,gün sonunun ışığının karışmaya başladığı twilight zon'dayız. Fotoğrafta uygulama vardır.
Nikon D300S + AF-S Nikkor 35mm f:1.8G
Nikon D300S + Helios 44m-4 58mm f:2 m42@8
HA GAYRET
Bir ışık parlar karanlığın içine
Sobayı harlar bir ana
Üşümesin diye evlâd ü iyâl
Bir tasta köpeğe sunulur yâl
Burnunu koluna siliverir velet
Tazelikle alâkasız bir ekmek
Toplayabildiği otlarla dolu
Temizlenmeyi bekleyen bir sepet
Ana der, dışarda akşam oldu
Şarkı der, günün minesi soldu
Nine söylenir, ömrüm heba oldu
Dedeye akşamı kılmak farz oldu.
Velhasıl Eskibakacak'ta da lambalar yandı
Sisler tül tül uzanırken tepeye
Hastane yatağındaki yarına Allah kerim
Bak yandaki de taburcu oldu
Belediye bültenlerinde ölüm ilanları
Haber veriyor dosta düşmana
Az yaşa, çok yaşa, işte girdin kışa
Baharı görürmüsün bilmem Biga'da akşam oldu
© Hüseyin Başaoğlu
Biga 14 Aralık 2020 de bir aralık
Kaldırım Taşlarında
Soğuktu taşlar üşümüştüm
Yansılarda seni düşünmüştüm
Taşların rengi tenim gibiydi
Sokak aşkımın bedeniydi.
Uzundu çok özlemim sana
Şehrin kahrıysa hep bana
Aşkımın izini buldum sokakta
Yaşıyordu bir sokak lambasında
Göz kırpıverdi sanki derinden
Bir haberdi anladım senden
Gülümsedim yattığım yerden
Islak kaldırım kucakladı birden
Mavide miydin kırmızıda mı
Yoksa sokağın yalnızlığındamı
Avuçlayıverdim şehri yerden
Anladım yağmur yağıyor benden
Oysa bir ıslak öpücük şifa
Bir sarılış,bir dokunuş vefa
Yattığım yerde hayalledim
Sanki geçmişimi elledim.
Sen üzerimden geçtiğinde adım adım
Ben o cadde üzerinde yattığım
O lambanın yansısındayım
Senin bir adım yakınındayım.
Gel birlikte kucaklayalım yerden
Şehri ıslatalım aşkımızdaki terden
Uyuyalım kucak kucağa taşlarda
Yansımız yaşasın köşe bucaklarda
Sensizliğe çareyi böyle buldum ben
Şehrin havası benim nefesimden
Issızlığı aydınlattım gözlerimin rengiyle
Şehri ısıttım rahat uyu diye sevgiyle.
© HÜSEYİN BAŞAOĞLU
Panasonic DMC-FZ50
İç Çatışmalar
Sahibi olmayan adımların takipçisiyim
Halaya durmuş sokak lambalarına inat
Kar tanelerine gebe bulutların şarkıları
Takıp ta uçuverdiğim kış gecelerine kanat
* * *
Korkuların sindiği gölgelerin demindeyim
Soluyup kalmış ikindilerin kaygısızlığında
Apartman boşluklarını döven ahlar ve vahların
Ardındaki deli sevişmelerin saygısızlığında
* * *
Akşam çekiliyo diyen milli piyangocunun
Milyonlarca ümit çiçeklendirdiği baharlar
Yudumlamayı umarken şampanya ve havyarı
Masamda iki sarılı yumurtadan omlet var
* * *
Varlığın içinde yokluğu dişliyor insanlık
Hayaller bedava dağıtılırken çöküyor karanlık
Politikacılarca kandırılmış yığınlar seferlerde
Sarhoş olduklarının farkında değiller artık
* * *
Sahibi olmayan adımların götürdüğü yerde
Umarım açılmamak üzere kapanacak perde
Benimkiler artık tükendi amma dostlar
Siz varsınız ya, umut hala her yerde....
Hüseyin Başaoğlu
Kayıt Tarihi : 12.1.2019 05:52:00
www.antoloji.com/ic-catismalar-siiri/
Nikon D300S + AF-S Nikkor 35mm f:1.8G
Lambalar söndüğünde ışıklar nerede saklanırlar bilirmisin? Ölüp te yeniden mi dirilirler düğmeye basıldığında? Karanlığa saklanırlar ama karanlık sandığın gibi ışığın olmadığı yer midir acaba yoksa ışıkların gizlenmek için yüzlerine sürdükleri bir boya mı?
Gündüz geceye saklanırken birden bire kaçıp gitmez ışık. Kıyafetlerini değiştirir ve daha koyu, daha koyu fistanlar giyer üstüne. sen de başka başka renklerde görürsün de dersin ya bu ne muhteşem gösteri. Sence martılar veda eden güneşin uğurlayıcıları mıdırlar? Beni azdıran güneşti o gitti artık sakinleşeyim mi der deniz koylarda. Ben kenarında bir bardak çayla dem olmaya çalışırken, Nuri'nin rakı şişesinde balık olmaya çabalaması kederden mi vedaya yoksa sevinçten mi akşama kavuşmaya. Eyvallaaaah dediğimde Karabiga'dan Şarköy'de eyvallaaah çekermi bana? yoksa çoktan karışmışmıdır karanlığa?
Eyvallaaaah.
Nikon D300S + Af-S nikkor 18-200mm. f;3,5-5,6 VRII IF-ED DX lens
Northern Gannet (Morus bassanus) folding its wings so it can pierce the water and continue submerged in its quest for a fish. Once underwater it uses its wings and feet to swim after its prey. Some data indicates this bird can dive as deep as 72 feet. Image taken at Lamba Ness, a headland, on the island of Unst in the Shetland Islands group north of Scotland.
Northern Gannet (Morus bassanus) about to plunge into the cold waters of the North Sea as it zeros in on a fish below. Image taken from the cliffs at Lamba Ness on the Island of Unst in the Shetland Island Group north of Scotland.
Bir bisiklet düşünün ki 40-50 yıl arası sizi sırtında taşıyor. Yapısı basit. Vitesi falan yok. Bacağınızın gücüne bağlı hızınız, tırmanabilmeniz. Sağlam yapılmış, yağlıyorsun, arada lastik değiştiriyorsun, bir de zincir bakımı gidiyor. Fren pabuçlarını değiştirme masrafı ve dinamosundan güç alan ön lambasının ampul patlaması dışında derdi yok. Yanisi gençken alıyorsun birlikte ihtiyarlıyorsun. Yok artık böyle bisiklet. Şimdikiler çok daha hızlı, çok daha gösterişli çok daha lüks. Bir sürüde vitesi var sanki 9. cu vitesle 10 arasında çok fark varmış gibi üst üste sıralanmış dişlilerden oluşan para tuzakları. Bakımları ayrı para, sık sık arıza yapan parçalarını değiştirmek ayrı para. Ben memnunum diyene mubarek ossun. Benim gönlüm bu eski bisikletten yana. Selam olsun kullanana..
Nikon D300S + Tamron Adaptall-2 BBAR SP 35-80 f:2.8-3.8 CF Macro Model 01A
Işıkeli köyü de kadrajda ama onlar yüksekte olduğu için akşam daha geç oluyor onlarda ve sokak lambaları daha geç yanıyor.
Nikon D300S + Helios 44M-4 58mm f:2@8 m42 olbjektif
Nergisgillerden bir çiçek türüdür.Türkiye'de yaşayan bir kaç türü vardır. Fotoğraftaki Galanthus Gracilis denilen türü.Meşe ormanlarının yaprak döktüğü açıklık alanlarda bulunan humuslu topraklarda görülür. Biga çevresinde kırkgeçit çevresinde bolca izlenebilir. Şubat ayı civarları çiçek açan bir türdür.
Kardelen çiçeği artık dış taç yapraklarını dökmüş tohumlarını hazırlıyor. Fotoğraf flaşsız çekimdir. Aydınlatma amacıyla üzerinde dört LED lamba bulunan masa üstü akrobat lamba kullanılmıştır
Nikon D300S + EL-Nikkor 50mm f:2.8
exp.Dec 22, 2008 #493
Birgün, bir yağmurla garip garip
-Çoluğu çocuğu terk edeceğim.-
Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım
Alıp başımı gideceğim.
Asır yirminci asırdır, amenna
Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım
Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi
Uzaklar daha uzaklaşır
Bir define çıkarır gibi kayalardan, Ademden beri
Sımsıcak sevgilere muhtacım.
Bir gün alıp başımı gideceğim
-Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...-
Belimi bir ılık şal sarsın, mavi
Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız
Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin
Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.
Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm
Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde
Diyarı gurbette kanlı bir aşk
Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde
En uzak beyazlar,
En yakın ikindilerde, duygulu
......
Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum?
Herkesin derdinden pay isterken.
Uzak kaderlerin suları çağlar simdi
Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.
Birgün, bir parkta otururken, biliyorum
Bir el yağmurla dokunacak omuzuma
Bir çift göz, bir davet, bir kalp
Çoluğu çocuğu terk edeceğim.
Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak
Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak
Toprak ve insan kokularıyla,
Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için
Başımı alıp gideceğim.
Turgut UYAR
Musée d'Orsay (Orsay Museum), Paris
3 exposures blended manually with luminosity selections & masks in Photoshop.
Check Minisha Lamba (Kidnap) Assam Beauty very sexy pics at www.chakkde.com:
http://www.chakkde.com/minisha-lamba-kidnap-assam-beauty-very-sexy-pics-must-see.html
A Great Skua (Stercorarius skua) attacks a Northern Gannet (Morus bassanus), forcing it to the surface where the gannet, in order to get away, often regurgigates the fish it is carrying. This happens frequently as the skua is a persistent rogue of the North Sea. They also show little to no fear of humans.
I took this image sitting atop the cliffs at Lamba Ness on the island of Unst in the Shetland Island Group north of Scotland. All the action was quite far away so I was lucky to get a snap or two.
Sultan Ahmet Cami: 1609-1616 yılları arasında Osmanlı Padişahı I. Ahmed tarafından İstanbul'daki tarihî yarımadada, Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa'ya yaptırılmıştır. Cami mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezendiği için ve yarım kubbeleri ve büyük kubbesinin içi de yine mavi ağırlıklı kalem işleri ile süslendiği için Avrupalılarca "Mavi camii (Blue Mosque)" olarak adlandırılır.
(Between the years 1609-1616 by the Ottoman Sultan Ahmed I. The historical peninsula of Istanbul, was built by architect Mehmet Aga Sedefkar. Blue mosque, because it is decorated with green and white Iznik tiles and the inside of the large dome and semi-dome decorated with blue mainly because Europeans still engravings "Blue Mosque" is called.)
Bir aydınlatma lambasını çekerken ay çıkmaya başladı bulutların altından.
Biga kocaköprü başından.
Panasonic DMC-FZ50
El Gran Basar (Kapalıçarşı en turc, que significa «basar cobert») a Istanbul és un dels basars més grans del món amb més de 58 carrers i 4.000 botigues, i té entre 250.000 i 400.000 visitants diàriament. És conegut per la seva joieria, orfebreria, botigues d'espècies i de catifes. Moltes de les botigues del basar estan agrupades pel seu tipus de mercaderia, amb àrees per als abrics de pell i la joieria d'or per exemple.
Amb 30.700 m², el gran basar és una petita ciutat. Segons un sondeig que es va fer el 1880, el basar tenia 4.399 botigues, 2.195 tallers, 497 telers, 12 magatzems, 18 fonts, 12 mesquites petites, també una mesquita gran, una escola primària i una tomba. Sembla que el nombre d'establiments comercials és més o menys igual avui, però es va afegir mitja dotzena de restaurants, moltes cafeteries, dos bancs, els serveis i un centre d'informació[1].
El basar sembla un laberint però en realitat té gairebé un disseny ortogonal sobretot al centre. El nom dels carrers correspon als articles que s'hi venen a les botigues. S'hi pot trobar des de peces de museu fins a peces barates de tipus modern, passant pels articles típicament turístics. Gairebé tots els venedors parlen diverses llengües i no hi ha cap problema de comunicació.
Karabiga iskelesinde akşam oltacıları.
Mavi saatlerdeki bu çekimde iskelenin aydınlatma lambaları yanmış, sol art alanda limanın büyük mendireği ucundaki iskele feneri yeşil rengiyle boy gösteriyor denizdeki teknelere liman ağzı burası diye. rastgelsin diyoruz balık tutanlara ve Karabiga mavi saatlerin bitimini yudumluyoruz.
Nikon D810 + Sigma 10-20mm F:4-5.6 EX DC HSM
Northern Gannet (Morus bassanus) assuming the shape of a spear as it prepares for its lunge-dive into the North Sea after a fish. Image taken at Lamba Ness on the Island of Unst in the Shetland Islands north of Scotland.
Kedi
...”nankör şey” dedi
kadın ve kırmızı dudaklarında
esir ettiği binlerce yalandan
biri oldu, kayboldu...
...kedi usulca terk eder
beni ve usulca uzatır çiçeklerimi
seversem eğer...
...kedi hiç geçmeyecek yaralar
bırakır ellerimde,
hiç dolmayacak
boşluklar yaratır...
...”nankör şey” dedi
kadın ve kırık topukları
üzerinde ağır aksak
gürültü oldu...
...kedi tanrım olmak istiyor
yok iken tanrım,
yağmurum olmak
istiyor zamansız damlıyor...
...kedi sokaklar,
kedi lambalar
kedi boş raylar
kedi bir altı patlar
kedi ise umarsız yaşamın
dur durak anı...
...”nankör şey” dedi
kadın...
...ben sessiz kaldım...
...
Erdem Aksoy