View allAll Photos Tagged Karpuz

Falez, Muratpaşa, Antalya/Türkiye

Fotoğrafların tamamı lisanslıdır. Fotoğrafları satın almak isteyenler talipcetin@gmail.com e-posta adresine yazabilir. Lisans hakları devredilir.

All photos are licensed. Those who want to buy the photos can write to talipcetin@gmail.com. License rights are transferred.

Amasra / Türkiye (TURKEY)

 

Deniz

 

Ben deniz kenarındaki odamda,

Pencereye hiç bakmadan

Dışardan geçen kayıkların

Karpuz yüklü olduğunu bilirim.

 

Deniz, benim eskiden yaptığım gibi,

Aynasını odamın tavanında

Dolaştırıp beni kızdırmaktan

Hoşlanır.

 

Yosun kokusu

Ve sahile çekilmiş dalyan direkleri

Sahilde yaşayan çocuklara

Hiçbir şey hatırlatmaz.

 

15 Eylul 1937 Orhan Veli KANIK

I'll catch up later...in the evening my friends :)

Daha sonra ..akşam sizlere uğrayacağım arkadaşlar :)

 

#471 July 24,2009

 

flickrhivemind.net/Tags/karpuz/Interesting

in Bahariye Street, Kadıköy.

aynı karpuza benziyor değil mi?

Sony Nex6 with Helios 44M-4

Very nice guy I talked briefly about Germany and how he liked living there for a while. I continued shooting while talking to him.

 

-- ---

set Istanbul | follow google+, tumblr or twitter

Gördüğünüzde şöyle bir atıversem kendimi kucağına papatyaların demez misiniz böyle bir güzelliğin. 1 Mayıs 2023 te içinde yuvarlanmışım baharın çok şükür Allah'a. Belki bir sonraki bahara lütfederse yine buluşuruz baharla. Şimdi yazın ortalarına geldik ve baharın son izleri de veda ediyor artık. Zaman deniz, güneş, kum, buğday hasatı, balya toplayıp yığma, ot biçme, gündöndüleri kuşlardan koruma, çeltikleri ilaçlama, gübreleme, kirazın sonlarını toplama, kayısıları derme, şeftaliye erme, karpuzun, çileğin boy göstermesi, domatesin biberin toplanmaya ermesi zamanıdır.

Bahara veda zamanıdır.

 

Nikon D810 + Tamron Adaptall-2 BBAR SP 35-80 f:2.8-3.8 CF Macro Model 01A

Şimdi tanelerini yediğimiz meyvelerin müjdecileri onlar.

Kupkuru kahverengi bir dalın ucunda yeni yeni yeşermeye başlamış yaprakların ucunda muhteşem renk gösterileri yapan nimetlerin habercileri. Şükür Allah'a bu sene bölgemizde çok ağır bir felaketle meyve sebze üretimini engellemedi. Fiyatlar hala yüksek ama çok şükür kirazı da, eriği de, şeftaliyi de vişneyi de, dutu da, Paramız vaa alırık gafletinden uzak, yetiştirmeyi başardı milletimiz de dışarıya gidecek olmayan paralar içeride kaldı. Çiftçi, meyveci, hayvancı küstürülmemeli. Desteklenmeli. Betona yapacağın desteklemeleri üreticiye vermeli ve fiyatları düşük tutabilmeliyiz. Aç karnına beton karın doyurmaz ama kiraz doyurur, karpuz doyurur, domates doyurur. Allah yar ve yardımcısı olsun tüm yetiştiricilerimizin.

 

Nikon D300S + Tamron SP BBAR Adaptall-2 90mm F:2.5 Model 52B

Seni akşam ilk defa beklemek

Bütün yıldızları

Gökyüzünün tamamını

Bir ömür beraber paylaşacağımız anıları da getirmeni beklemek

 

Yemeği yapmış olmak

İçinde özlemin, içinde hasretin ve bir daha bırakıp gitmeyişin

 

Yarım ekmeğin yetmesidir bize

Bir küçük yoğurt alman gelirken, belki biraz meyve

Telli duvaklı ilk soframızın üstüne

Senin gelişini koymak önce

 

Çorbayı nasıl sevdiğini daha bilmemek

Daha bilmemek, birlikte bir kahve içer miyiz yemek bitince

 

Pencerelerde tutuklu kalmak

Sen gelirsin, belki misafir de gelir,

Karşılıklı oturup konuşmak ordan burdan

Her zaman baktığın gibi kaçamak bakman gözlerime

Tanıştırayım, eşim demen

Yüzümün al al olması,

martıların uçuşması saçlarımda

 

Hatırla

Benimle evlenir misin derken, bir şey olması İstanbul’a

Bir yerlerden denizin gelip omzumuza konması,

Bir kader çiçeğinin yavaşça aramıza sokulması,

Eğer istersen gelirken yanında hiçbir şey olmaması

 

Kapı çalması

Kapıda senin olman

Gözlerinde buradayım çiçekleri açması

İki oda bakla sofa

Bütün fotoğrafların tamamlanması

 

Yaz gelince kavun kokusu nasıl yayılırsa her yere

Yaz gelince üstten iki düğmesini nasıl açarsan gömleğinin

Yaz gelince denize karpuz kabuğu nasıl düşerse

Akşam sen gelince öyle yaz gelmesi gözlerime

Nasılsın bu akşama

İyiyim diyebilmek, sadece

Sadece senin yanında iyi olmak

 

Ne olacaksa senin yanında,

Ne gelecekse seninle birlikte korkmamak

Duvara bir çiviyi doğru dürüst çakamamana gizlice gülerken,

Değme ustalara değişmemek seni

Hiçbir pahaya alıp satmamak

 

Telli duvak

Yıllar sonra

Sararmış birkaç fotoğrafta nikâh masasını anmak

Bak bu Hayri Amca

Bak Nermin Yenge

 

Seni akşam ilk defa beklemek

Bütün yıldızları

Gökyüzünün tamamını

Bir ömür beraber paylaşacağımız anıları da getirmeni beklemek

 

Kapı çalması

Kapıda senin olman

Gözlerinde buradayım çiçekleri açması

İki oda bakla sofa

Bütün fotoğrafların tamamlanması

Bir yastıkta…

 

İbrahim Sadri

 

(birlikte 6. yılımız)

 

explore no : Sep 30, 2009 #280

Şöyle bir yaz olsa. Domates tarladan, karpuz Koruoba'dan gelse. Bir de köy ekmeği kessek yanına, doğrasak salatalıkları domateslerin ortasına. Köfteleri de alsak kasaptan, mangalı yaksak ufaktan. Yenirmii yenmezmi? düşünürken ben, Mustafa dese tamam arkadaşım Bismillah.....

Niyet piknik yapmak, akıbet kopan fırtına ve yemek karavanda masada. Afiyet olsun. Yer Taşoluk baraj gölü kıyısı. Mevsimlerden yaz, aylardan ağustos. Allah herkese nasip etsin.

 

Nikon D810 + Sigma 10-20mm F:4-5.6 EX DC HSM

In Beyazıt / İstanbul / T ü r k i y e

Natürmort önce resim sanatında, sonra da fotoğrafçılıkta kullanılan bir sınıflama biçimidir. Natura veya nature tabiat, doğa anlamında kullanılan bir kelimedir. Morte veya Mort ölüm, ölü anlamı içerir ve Naturmort tanımı ölü tabiat, ölü doğa gibi anlamlarda sınıflandırılan bazen cansız nesnelerin resmedilmesi veya fotoğraflanmasında kullanılan bir sınıflama biçimidir tanım olarak plastik sanatlarda. Fotoğraf Biga ikinci sanayide Tornacı Resul Cesur'un işyerinde çekildi geçtiğimiz aylarda. Resul'un mudur, yanında çalışanların mıdır bilmiyorum ama bir karpuz, birkaç ayva, bir plastik kap su, bir bıçak, bir paketli kesme şeker, bir gazete, bir kaç bez parçası ve plastik bir kap tamamlıyordu naturmortu. Hiç oynamadım yerleriyle. Olduğu gibi doğal halleriyle çektim. Bazıları diyebilir düzenleseydin kompozisyonu. Zorlama kompozisyonlara tercih ederim doğal olanları. Kim ne duyguyla atıverdi o nesneleri ve meyveleri oraya o şekilde bilmem ama doğaldılar. Üzerine yerleştikleri torna aracının tablası kadar doğaldılar. Yanımda makina üzerine takılı Tamron 90mm objektif vardı. Tamron'un cam kalitesi çok güzeldir çözünürlük ve keskin görüntü üretme açısından.

 

Nikon D810 + Tamron SP BBAR Adaptall-2 90mm F:2.5 Model 52B

The Karpas Peninsula (Greek: Καρπασία "Karpasía"; Turkish: Karpaz), also known as the Karpass, Karpaz or Karpasia, is a long, finger-like peninsula that is one of the most prominent geographical features of the island of Cyprus. Its farthest extent is Cape Apostolos Andreas, and its major population centre is the town of Rizokarpaso (Greek: Ριζοκάρπασο; Turkish: Dipkarpaz). It is under occupation from Turkey as described from UN resolutions.

 

It covers an area of 898 km2, making up 27% of the territory of Northern Cyprus. It is much less densely populated than the average of Northern Cyprus, with a population density of 26 people per km2 in 2010. The town of Trikomo (İskele), the district capital, is considered to be the "gateway" and the geographical starting point of the peninsula, along with the neighboring village of Bogazi (Boğaz). Apart from Trikomo, the most important towns and municipalities in the area are Yialousa, Galateia, Rizokarpaso, Komi Kebir and Akanthou.

 

The peninsula hosts a number of historical sites such as Kantara Castle and Apostolos Andreas Monastery, as well as the ruins of Agia Trias Basilica and the ancient cities of Karpasia and Aphendrika among numerous others.

 

There are more than 46 sandy beaches in the peninsula, which are the primary Eastern Mediterranean nesting grounds for the loggerhead (Caretta caretta) and green sea turtles (Chelonia mydas). The Golden Beach is situated around 15 km from the town of Rizokarpaso and is considered one of the finest and most remote beaches of Cyprus. It is one of the least tourist-frequented beaches in the island. The Karpas Peninsula is home to the Karpas donkey, known as a symbol of Cyprus; there are campaigns carried out jointly by Turkish and Greek Cypriots to conserve the rare donkeys of the peninsula.

 

Most of the activities in the Karpas Peninsula are related to agriculture, fishing, hunting, and some to micro-tourism. Local farmers take advantage of this natural environment to grow different fruits and vegetables mostly as sub-subsistence farming (although for local commerce too). The region is mostly known for its karpuz (Turkish for "watermelon"). Several tourist businesses can be found in the town of Rizokarpaso. These are generally restaurants serving traditional Turkish-Cypriot Cuisine, including meze.

 

Due to its geographical position, the Karpas Peninsula is somewhat protected from human interference. This makes it a pristine natural environment, home to many inland and marine species. When hunting season starts, the Karpas's forests are a popular location to go hunting for partridges. Meanwhile, the coastal region, with its clear waters, moderate northern currents, and rocky bottom with cave-like structures, is home to two of the most highly valued fish species: the orfoz (dusky grouper) and lahos (Epinepheluses). The price per kilogram of each species ranges from 35-80 Turkish lira,[when?] depending on the location and the season. However, fishing rates in the Karpas region and most of North Cyprus dramatically decreased last century because of the use of dynamite. This is why the Zafer Burunu (the tip of the peninsula) is now a protected natural heritage area, where marine species are slowly recovering to healthy population parameters.

Anne!

 

Çorapları dizlerinde

Karpuz kollu mavi entarisiyle bir çocuk

Ayçiçeği tarlası göğsünde yürüyor anne

Hadi sar kollarını

Boğulsun cümle kederim

Ve başlığına gözyaşı yazılmış kaderim

Bilirim sen atmadın...ben düştüm bu kadere

Gerçi anne

Birkez de göğsünden uçsun

Yuvadan düşmüş bu garip "serçe" anne

 

Hani beklediğimiz baharlar gelecekti

Umut soğanları ekecektik yüreğimizin

Çatlak kıraçlarına anne

Kim mevsimsiz girdi bahçemize

Kim yalan söyledi bize

Hani yaşamak acıya rağmen gülmekti Anne

Gözlerimizin en içine

Isırgan otunu kim ekti anne....

  

Eskiden;

Çember çevrilir,

Su musluktan içilir,

Ağaçlara tırmanılırdı.

Bebekler bezden,

Silahlar tahtadan,

Resimler kömür karasından yapılırdı.

Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin

İsimleri konulur,

Saatli maarif okunurdu.

Komşuda pişen

Bize...

Bizde pişen komşuya düşerdi.

Geceler ayaz,

Sokaklar karanlık,

Yıldızlar... parlak olurdu.

Turşu, salça..., mantı

Evde yapılır,

Karpuz kuyuda soğutulurdu.

Erik ağacının çiçeği,

Pencere camımıza yaslanır,

Güz yaprakları bahçemize düşerdi.

Kardan adam yapılır,

Evlerde soba yakılır,

Kış gecelerinde masal anlatılırdı.

Merdiven çıkılır,

Aidat ödenmez,

Yönetici seçilmezdi.

Evler badanalı,

Sokaklar lambasız,

Mahalleler bekçili olurdu.

Ajans radyodan dinlenir,

Çizgi roman okunur,

Defterlere kenar süsü yapılırdı.

Hayat,

Arkası yarın gibiydi,

Kesintisizdi.

Her gün yaşanacak bir şey vardı.

Herkes kendi düşünü kurar,

Kendi hayatını oynardı.

 

ŞİMDİ

Şimdi,

Herkes

Yoğun,

Yorgun

Ve

Tek başına...

 

Gümüşçay'dan bir anı. At arabasının tahibi Ahmet abi her yaz mahalle aralarında gezerek karpuz satar. Sattığı karpuzlarda halden satın alınmış Adana karpuzu değil yerli tohumla yerel şartlarda üretilmiş En büyüğü bir insan başını geçmeyen biraz çekirdeklice fakat müthiş tatlı karpuz cinsleridir. Eski Gümüşçaylılar bilir. Karpuz alışverişi yapanda şu an rahmetli olmuş ulan Murat Güngör. Fotoğrafın çekildiği tarih 24 Temmuz 2011

 

Nikon D300S + AF-S Nikkor 18-200mm f:3.5-5.6 VRII IF-ED

Strobist :

1x Nikon SB600 Beautydish

1x Yongnuo YN560II Softbox Left Back

1x Yongnuo YN465 Softbox Right Back

Strobist :

1x Nikon SB600 Beautydish

1x Yongnuo YN560II Softbox Left Back

1x Yongnuo YN465 Softbox Right Back

 

50.0 mm f/1.8

50.0 mm

1/160

5.6

200

Güzel bir gelenektir Anadolu'da ; bağından, bahçesinden neyse çıkan ürün, ilk önce insanlarla paylaşılır. Bunun için genelde bir Cuma namazı sonrası tercih edilir. Bilinir ki Cuma bayramdır ve "hürriyet kadar kutsaldır"

Kasalarla getirilir caminin önüne ve namazdan çıkan insanlar, alırlar bu ikramı. Sanki ibadetin ilk ve küçük taksiti gibidir bu peşin ödeme. Elden ele sunulan bir meyve değil, paylaşımın dostâne esintisidir o an.

Her türlü meyveyi hatırlarım bu ikramlarda; kavun karpuz bile olur .

 

Ama o cuma bu fındık elmalar vardı kasa kasa. Küçücük ve öyle güzel renkteydiler ki. Gözüme iliştiklerinde renkleri alıp, fotoğraf merakımın kıyılarına bıraktı beni. Sanırım hak ettiğimden fazlasını topladım avucuma. Evin çardağında kısa bir çekim sürecinden sonra, elmaların etrafından dört dönen yeğenlere fısıldadım; saldırın ...

 

Ve o renkler çocukların yüzlerinde açtı tebessüm olarak.

kavun, karpuz ve lahane

melon, watermelon and cabbage

meloen, watermeloen en kool

1 3 4 5 6 7 ••• 79 80