View allAll Photos Tagged sehri

Kapadokya(Cappadocia), Nevşehir / Türkiye

Fotoğrafların tamamı lisanslıdır. Fotoğrafları satın almak isteyenler talipcetin@gmail.com e-posta adresine yazabilir. Lisans hakları devredilir.

All photos are licensed. Those who want to buy the photos can write to talipcetin@gmail.com. License rights are transferred.

Mount Erciyes and Balloons in Cappadocia Göreme, Nevşehir / Türkiye

From Istanbul, the city of tulips..

 

Lâle şehri İstanbul'dan..

From Istanbul, the most beautiful city in the world... from on the Galata Bridge...The silhouette of the Süleymaniye Mosque..

 

Dünyanın en güzel şehri İstanbul'dan... Galata Köprüsü'nden...Süleymaniye Camii'nin silueti...

  

Kapadokya, Nevşehir / Türkiye

Fotoğrafların tamamı lisanslıdır. Fotoğrafları satın almak isteyenler talipcetin@gmail.com e-posta adresine yazabilir. Lisans hakları devredilir.

All photos are licensed. Those who want to buy the photos can write to talipcetin@gmail.com. License rights are transferred.

Erciyes Sluetli Balon Tur (Erciyes Silhouette Balloon Tour)

Göreme, Nevşehir / Türkiye

This is the city of natural beauty, this is my hometown.

 

Burası doğal güzelliklerin şehri, burası benim memleketim..

Cappadocia, Uçhisar, Nevşehir / Türkiye

 

Uçhisar, Ürgüp, Nevşehir / Türkiye

Gölgeler Şehri

 

Karanlık bir dünyada gözlerim kapalı yürüyorum,

Ruhumu boğuyor her yanımı sarmış gölgeler,

Bir âmâ(kör) siyahlığında aydınlık,

Gitgide düşerken ben, gittiğimi sanıyorum...

 

Mukbil Silkin

PUBLISHED:

 

www.hurriyet.com.tr/seyahat/avuclarinda-kulturel-kalintil...

 

topvoyager.com/dostoprimechatelnosti-portu/

 

————————————-

 

The São Bento railway station (Portuguese: estação ferroviária de São Bento) is a 20th-century railway station in the civil parish of Cedofeita, Santo Ildefonso, Sé, Miragaia, São Nicolau e Vitória, in the municipality of Porto, district of Porto. The English translation of São Bento is Saint Benedict. The station is located in the Historic Centre of Oporto, which has been declared a UNESCO World Heritage Site and as a National Monument of Portugal.

 

This building was constructed over a number of years, starting in 1904, based on plans by architect José Marques da Silva. The large panels of azulejo tile were designed and painted by Jorge Colaç; they were completed in 1916 and the station was then inaugurated. The murals represent moments in the country's history and the multicolored panels depict rural scenes showing the people of various regions.

 

en.wikipedia.org/wiki/São_Bento_railway_station

Ankara’da Günbatımı

  

Arnavut kaldırımlı Yüksel caddesi,

Soğuk, beton binaları

Ve ay sonunu zor getiren memurlarıyla resmedilen

Masum Ankara’nın

Binlerce masum aşığından biriyim.

 

Güneşle doğdum;

Zannımca öldükten sonra da

Güneşe gideceğim.

 

Ben,

Ankara’nın en sadık aşığıyım;

Güvenparktan alınan bir çiçeğe,

Bir de sevgiliye aşığım.

 

Koca şehri çiz deseler

Sadece bakışlarını çizerim.

Ankara nasıl kokar?

Tıpkı sen.

Ankara’yı hatırlatan renk?

Günbatımı kızıllığı

Ve yine sen.

  

Gücü yok ki sabrın.

Kaybediyorum seni ve şehri

Yönümü..

Kaybediyorum seni Ankara !

Yabancı gözlerle aynalardayım şimdi

Bir sen kaldın zulasında hayatın birde ben

Birde ayaklanmış öfkem...

 

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan

Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından

Sen olmasan buralara gelemezdim ben

Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

 

Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam

Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam

Satırlar uçar gider aklımdan

Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından

 

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan

Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından

Sen olmasan buralara gelemezdim ben

Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

 

Yeniden başlasam bu sefer korkmadan

Koklayıp birbirimizi çöpe atmadan

Satırlar uçar gider aklımdan

Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından

 

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan

Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından

Sen olmasan buralara gelemezdim ben

Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

 

Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam

Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam

Satırlar uçar gider aklımdan

Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından

 

Söyleyen : MFÖ

Bu şehirde yağmur altında dolaşılır

Limandaki mavnalara bakıp

Şarkılar mırıldanılır geceleri.

Bu şehrin sokakları çoktur,

Binlerce insan gelir gider sokaklarında..

...

(*) to leave a city

Bir Şehri Bırakmak

 

Bu şehirde yağmur altında dolaşılır

Limandaki mavnalara bakıp

Şarkılar mırıldanılır geceleri.

Bu şehrin sokakları çoktur,

Binlerce insan gelir gider sokaklarında..

Her akşam çayımı getiren

Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen

Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir.

 

Bu şehirdedir

Valsler, foksrotlar altında

Suman'dan, Bramsdan

Parçalar çaldığı zaman dönüp

Bana bakan ihtiyar piyanist.

 

Doğduğum köye müşteri taşıyan

Şirket vapurları bu şehirdedir.

Hatıralarım bu şehirdedir.

Sevdiklerim,

Ölmüşlerimin mezarları.

 

Bu şehirdedir işim gücüm,

Ekmek param.

Fakat bütün bunlara mukabil

Yine budur başka bir şehirdeki

Bir kadın yüzünden

Bıraktığım şehir.

 

Orhan Veli Kanık

Gulf of Bahrain at 3:36 PM. Haze in the sky due to humidity hinders a clear vision of the horizon. At the other end of the horizon (approximately 12 miles to the west) is the Saudi Arabian city of Al-Khobar. The atmospheric conditions give the placid water a golden hue with glittering reflections of the sun.

 

Ogleden sonra 3:36. Bahreyn Korfezi'nin Zallaq sahili. Puslu, nemli ve ruzgarsiz hava gorus mesafesini oldukca dusurmus, ve denizi altin rengine boyamis. Sudaki yakamozlar da ayri bir guzellik veriyor ortama. Yaklasik 12 mil batida Suudi Arabistanin Al-Khubar sehri bulunuyor.

 

EXPLORE # 65 (the highest it could get so far)

Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark

edeceksin...

Sokağa fırlayacaksın...

Sokaklar da dar gelecek...

Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...

Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...

Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin...

Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...

"Yasamak güzel." "Bos ver, her şey unutulur."

Sen hiçbirini duymayacaksın...

Gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...

Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin... Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...

"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler

başını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın...

Yalnız kalmak isteyeceksin... Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...

İkisi de yetmeyecek...

Geçmişi düşüneceksin...

Neredeyse dakika dakika...

Ama kötüleri atlayarak...

Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...

Gittiğin yerlere gitmek...

Bu sana hiç iyi gelmeyecek...

Ama bile bile yapacaksın...

Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese,

kaçacaksın... Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için

direneceksin... Hayatinin geri kalanını onu düşünerek geçirmek

isteyeceksin. Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...

Herkesi ona benzetip...

Kimseyi onun yerine koyamayacaksın...

Hiçbir şey oyalamayacak seni...

İlaçlara sığınacaksın...

Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.

Sadece bir müddet buzlu camin arkasından seyrettiren...

Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek... Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...

Uyumak zor, uyanmak kolay olacak... Sabahı iple çekeceksin...

Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin...

Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...

Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana

sarılmak isteyeceksin Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...

Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin...

Her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğini fark

edeceksin... Telefonun çalmasını bekleyeceksin...

Aramayacağını bile bile...

Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...

Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla... Yüreğin burkulacak...

Canin yanacak...

Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...

Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...

Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...

Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için nefret

edeceksin... Yasadığın şehri terk etmek isteyeceksin...

Onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...

 

Ama bir umut...

Onunla bir gün bir yerde karsılaşmak umudu...

Bu umut seni gitmekten alıkoyacak...

Gel gitler içinde yasayacaksın...

Buna yasamak denirse...

Razı mısın bütün bunlara...

Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye

Can Yücel

Şehzadeler Şehri Amasya ve Yalıboyu

Yalıboyu, Centrum, Amasya Province, New Turkei (Yeni Türkiye). OneTurkei Photo Album - Candidate Photographs

 

NATIONAL SUGRAPHIC Always Under The Light Of Your ❤ Masters of the Art - SANATIN USTALARI. COPYRIGHT OWNER © 2015 All Rights Reserved Ayhan ÇAKAR. Please contact photograph artist to use this photo. When the album is completed, a portion of the revenues will be donated to Social Welfare Institutions. Please Pluse and Share!

 

The city of Amasya, the Amaseia or Amasia of antiquity, stands in the mountains above the Black Sea coast, set apart from the rest of Anatolia in a narrow valley along the banks of the Yeşilırmak River. The city is best known as CITY OF PRINCES.

"On Explore"

 

İstanbul'da Bir Martı

 

Dokunmayın kanatlarıma,

Kızkulesi'nden süzüleyim.

Saçlarını savursun rüzgar,

Boğaziçi'nden bir geçeyim.

Karışmayın özgürlüğüme,

Vapurları uğurlayayım,

Bir çocuk, simidini bölsün,

Ben havada yakalayayım.

Dokunmayın kanatlarıma,

Galata'da az dinleneyim.

Dalga sesleri eşliğinde,

Yenicami'ye gitmeliyim.

Karışmayın özgürlüğüme,

Turistleri karşılayayım.

Bir fotoğraf karesindeki,

İstanbul resmi olmalıyım.

Güneş kaybolurken ufukta,

Ayasofya'ya konmalıyım.

Dokunmayın kanatlarıma,

Ben bu şehri solumalıyım.

 

İstanbul - 11.04.2006

 

Halime Dinç Yamaç

Harran- Han el-Ba‘rür yolunun 15. ve 16. km 'lerinde yolun solundaki ve sağındaki dağlarda tarihi taş ocakları bulunmaktadır. Bunlardan 16. km 'de yolun sağındaki köy içersinde " Bazda " , " Albazdu ", " Elbazde " ya da " Bozdağ Mağaraları " adıyla anılan iki taş ocağı görülmeye değer özellikler taşımaktadır.

Çevredeki Harran, Şuayp şehri ve Han el-Ba‘rur yapıları için yüzlerce yıl taş alınması neticesinde her iki mağarada çok sayıda meydan, tünel ve galeriler meydana gelmiştir. Bunlardan özellikle büyük olanı yer yer iki katlı bir şekilde oyulmuş ve yükseklikleri 10-15 metreye varan ayaklar bırakılarak ortada meydanlar oluşturulmuştur. Ayrıca uzun galeri ve tünellerle dağın çeşitli yönlerine doğru çıkışlar sağlanmıştır.

The musaharati is a public waker for suhur and dawn prayer during Ramadan. According to the history books, Bilal Ibn Rabah was the first musaharati in Islamic history, as he used to roam the streets and roads throughout the night to wake people up.

 

According to Abbas Qatish, who is considered Sidon's best musaharati, the attributes every musaharati should possess are physical fitness and good health, "because he is required to walk long distances every day. He should also have a loud voice and good lungs, as well as an ability to read poems. A musaharati should supplicate God throughout the night to wake the sleepers.

 

The tradition is practised in countries such as Egypt, Syria, Sudan, Saudi Arabia, Jordan, Pakistan and Palestine. However, there has been a gradual disappearance of the musaharati due to several factors, including: Muslims staying up later; using technology such as alarm clocks to awake for suhur; and louder and larger homes and cities that make the voice of the musaharati harder to hear. However the old Dhakaiya tradition of singing qasidas can still be found in the streets of Old Dhaka in Bangladesh.

 

Similarly, in Indonesia and nearby countries, a slit drum known as a kentongan is used to wake households up to eat the suhur meal.

 

Sahūr or Suhūr, also called Sahrī or Sehri is the meal consumed early in the morning by Muslims before fasting (sawm), before dawn during or outside the Islamic month of Ramadan. The meal is eaten before fajr prayer. Sahur is matched to iftar as the evening meal, during Ramadan, replacing the traditional three meals a day (breakfast, lunch and dinner) although in some places dinner is also consumed after iftar later during the night.

 

Being the last meal eaten by Muslims before fasting from dawn to sunset during the month of Ramadan, suhur is regarded by Islamic traditions as a benefit of the blessings in that it allows the person fasting to avoid the crankiness or the weakness caused by the fast. According to a hadith in Sahih al-Bukhari, Anas ibn Malik narrated, "The Prophet said, 'take suhur as there is a blessing in it. Source Wikipedia.

 

TD : Agfapan 100 Professional 35mm film, developed in D-76 1+1 for 7 minutes. Exposure ISO 100 @35mm lens, natural daylight. Scanned with Alpha 6000 edited in ACR, inverted in CS6.

Sinop Akliman Mevkii

www.instagram.com/caafcaas/

 

a music

 

Animals - Don't let me be Misunderstood

 

Baby, do you understand me now

Sometimes I feel a little mad

But don't you know that no one alive

Can always be an angel

When things go wrong I seem to be bad

But I'm just a soul whose intentions are good

Oh Lord, please don't let me be misunderstood

 

Baby, sometimes I'm so carefree

With a joy that's hard to hide

And sometimes it seems that all I have do is worry

Then you're bound to see my other side

But I'm just a soul whose intentions are good

Oh Lord, please don't let me be misunderstood

.........

Thanks.

Explore

Highest position: 144 on Thursday, May 14, 2015

....I got my red dress on tonight

Dancing in the dark in the pale moonlight ...

www.instagram.com/caafcaas/

Yoldaşa

 

Uyandım…

Yine uyandım…

Âlemimde melekler gezerken

Ben de şeytanım.

Sustum…

Yine sustum…

Kafamda laklakanlar gezerken

Ben de ebkemim.

Yoksun…

Ben seninle aynı şehri solurken

Ben, yine sensizim…

Özlem…

Vuslatın aşığa an olması saniyesinde

Vuslat yine sensiz, hayalinle…

Ateş…

Ateşe avare kor atarken

Yanan ne ben ne de sen

Sadece günahkâr ruhlar ve bedenler.

 

Gözlüklü Model: Volkan ÖZ

Haşin Bakışlı Model: Cem ARSLAN

Fotoğraflama: Özgür Atılım ÖZÇELİK

Düzenleme: Özgür Atılım ÖZÇELİK

Mekan: Eymir Gölü

Faaliyet: Free Photos Ankara Buluşması

Şiir: Bel-irsiz (Adı Bende Saklı)

None of us are not innocent.

www.instagram.com/caafcaas/

 

Sinop Fortress Prison

|INSTAGRAM| |FACEBOOK| Varanasi is the most sacred city in India ... According to Hinduism, dying in Varanasi means getting rid of the death and rebirth cycle and reaching the Divine One...For this reason, the old Hindus come to this sacred city to die. In addition, people from various cities of India will leave their dead’s ashes to the sacred river Ganges after the ceremonies. Hindu’lar için Varanasi Hindistan’ın en kutsal şehri...Hinduizm’e göre Varanasi’de ölmek, ölüm ve yeniden doğuş döngüsünden kurtulup ilahi Bir’e ulaşmak demek...Bu nedenle yaşlı Hindu’lar ölmek için bu kutsal şehre gelirler. Ayrıca, Hindistan’ın çeşitli şehirlerinden de insanlar kaybettikleri yakınlarını uğurlamak için buradaki ölü yakma törenlerinin ardından küllerini kutsal nehir Ganj’a bırakırlar... BeNowMeHere, Varanasi, India, 2018 via 500px bit.ly/2KD6Wic

Salkım salkım tan yelleri estiğinde

Mavi patiskaları yırtan gemilerinle

Uzaktan seni düşünürüm İstanbul

Binbir direkli Halicinde akşam

Adalarında bahar

Süleymaniyende güneş

Hey sen ne güzelsin kavgamızın şehri

İSTANBUL

 

Vedat Türkali

 

Thank you all for your beautiful comment and visits, my dear friends...:))

Ziyaret ve harika yorumlarınız için çok teşekkür ederim sevgili arkadaşlar..:))

 

Şimdilik serinin sonu..:))

on explore.

 

İnsan bu şehri sevmez de ne yapar....

(Explore)

  

SİS

 

İki şehri var gecenin, biri gözümde

tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur

gibi çöken siste, bana bu uykusuz

şehri niye bıraktın, göze alamadığım

bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,

gece değil istediğin hayli karanlık

bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak

hevesindesin! Gözlerini anlıyorum henüz

bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;

gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız

göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,

ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,

öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,

sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak

şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim:

Biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz,

biri sis içinde kirpiklerine kadar açık,

bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum

konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,

gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde

Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa şiir niye?

 

Selçuk Yöntem

Rezovo - Bulgaria

 

Bulgaristan - Türkiye sınırında Karadeniz kıyısındaki Bulgar şehri. Ön tarafta görünen alan ise Türk toprakları...

 

Sinan Doğan İletişim

Mail: foto.sinandogan[at]gmail.com

Web Sayfası

Facebook Fan Sayfası

Ne unutacak kadar nefret ettin

Ne hatırlayacak kadar sevdin

 

Binmediğim hiç bir otobüs

Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde

Gittikçe azalıyor hayat

Neyi erken yaşadıysam

Hep ona geç kalıyorum

Sana göçüyorum her sonbahar

Yolların çıkmıyor aşkıma

Unuttuğun yağmurların adı saklımda

Seni içimden terk ediyorum

 

Susmaktan yoruldum

Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri

Efkar demliyorum gözlerimde

yaşlarımı, yanağıma varmadan öldürüyorum

Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi

Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp

Seni içimden terkediyorum

 

Ne unutacak kadar nefret ettin

Ne hatırlayacak kadar sevdin

Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum

Beni hep bulmamak için aradın

Yanılgımdın

Yandığımdın

Yangındın

 

Sensizliğe yenilmek

Sana yenilmekten zor olsa da

Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak

Seni içimden terk ediyorum

 

Şimdi

İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan

İki yarım kaldık

Tamamlayamadık bizi

Elinden tutamadık yanlızlığımın

Saçlarımı da uzaklarına gömdün

 

İçimin mavisi senin okyanusundandı

Al! geri veriyorum.

Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun

Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim

Sana bensizliği terkediyorum

 

"Yârime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin

Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

 

Ne tuaf değil mi?

İçimi acıtan da sendin

Acımı dindirecek olan da

"Ya öldür beni"dedim

Ya da git benden

İçi bulanık bir sevdanın ucunda

Seni kaybettim

Aldırmadın aldırmalarıma

Bir gecede yakıp yârini

Şafaklara sattın ihanetini

Küllerime basanlar bile utandı yaptığından

İşte soluk bir ömrün son nefesi

 

Benden

İçimden

Terkediyorum...

 

Kahraman Tazeoğlu

  

 

İki şehri var gecenin:

Biri gözümde tütüyor,

Birinin dumanı üstünde; yağmur gibi çöken siste

Bana bu uykusuz şehri niye bıraktın,

Göze alamadığım bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin…

Gece değil istediğin hayli karanlık bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak hevesindesin!

Gözlerini anlıyorum henüz bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;

Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır.

Ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir.

Öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak.

Sis değil, uykusuzluk değil!

İki uzak şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim:

Biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz,

Biri sis içinde kirpiklerine kadar açık…

Bu sessizliği kim bıraktıysa

Göremiyorum konuşkan gözlerinde tek sözcük bile

Gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde

 

Güneşin batışında sen

 

güneşin şehri terk ettiği zamandı sen gittin benden

bu şehir sessizliğe gömüldü yokluğunda

gözlerini hatırlıyorum şimdi hayal meyal

sözcükler dönmedi dilimde güle güle diyemedim

 

şimdi her güneşin batışında

oturup bekliyorum dönersin diye

ve hazır tutuyorum yüreğimde şarkımızı

yağmurlar yağıyor zamansız ve yokluğunda söylüyorum hasret şarkımızı!

 

Adnan Kurcan

Fotoğraflarımın tamamı lisanslıdır. Fotoğraflarımı satın almak isteyenler talipcetin@gmail.com e-posta adresine yazabilir. Lisans hakları devredilir.

All my photos are licensed. Those who want to buy my photographs can write to talipcetin@gmail.com. License rights are transferred.

 

Cappadocia Balloon Tours:

www.youtube.com/watch?v=EObBhgIYhGc

www.youtube.com/watch?v=5qsujcQKymU

www.youtube.com/watch?v=SGzPt8M-dgo

www.youtube.com/watch?v=x8wxfvo0rtM

www.youtube.com/watch?v=bs6Vg6YVHvU

  

New My Groups : www.flickr.com/groups/3171579@N20/

Everyone is invited

1 3 4 5 6 7 ••• 79 80