View allAll Photos Tagged kalp
© All rights reserved.
NE MUTLU
sevene...
sevilene...
yaradılanı severim yaradandan dolayı diyene....
sizde sevin O'ndan dolayı...
bırakın şu papatya fallarını:))))
10 November. The death of Mustafa Kemal “Ataturk,” the leader of the Turkish War of Independence and founder of modern-day Turkey.
Kalbimin orta yerinde bu nası bi cumhuuuriyet?
Senin ki nası bi hakimiyet? Ben anlamadıım..
Aşk mısın ?
Dert misin ?
Yoksa canına susamak mı?
Kalbimi Bozdun! (:
ama kedisin işte.. Kıyamamam (:
Her ne kadar benim 'muffin' i mi dövmüş olsanda..
Ah şu kediler.. (:
Sana bakmak, bir beyaz kağıda bakmaktır.. .Her şey olmaya hazır
Sana bakmak, suya bakmaktır...Gördüğün suretten utanmak
Sana bakmak, bütün rastlantıları reddedip.....Bir mucizeyi anlamaktır
Sana bakmak....Allah'a inanmaktır
One of the most beautiful poems ever written <3 I adore these words.Every single time i listen to this, it absolutely boils my blood. <3 *L*
I am sorry for not translating the poem but first of all, it is a pretty long poem and i kinda am a lazy girl XD, and second; i don't think it makes any sense in english. English is a cold language without any emotions lol
❤
eğer bir kalbin varsa,
zaman geçtikçe acıtacak seni,
eğer
bir kalbin
varsa....
.
.
.
özlemin sözleri ocak/ 2016
+
LEE big stopper
+
LEE 0.9 Graduated Neutral Density Filter( HARD)
+
200sec
+
EF 16-35MMF/2.8L II USM
+
Canon 5d mark III
.....................................................
Do not use my works without my written permission!!!
+
+
''Fotoğraflarımın izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.!!''
Kalbim!
Ölü mevsimler gibisin
Bir şeyin görünmeyen iyi yanları gibi
Ama bitti mevsim,
Bir başka yolcu yok sana
Fark etmez gibisin...
Birhan Keskin
Yürüyelim Seninle İstanbul'da
Kırmızıyı sevdiğini bilseydim
hayallerim kıpkırmızı olurdu
İstanbul hala güneşin ardında
ufuklarında birkaç kara leke
birkaç kan pıhtısı dudaklarında
İstanbul hala sevimli mi sevimli
ve hala bir tomucuk tadında
yürüyelim seninle İstanbul'da
korkusuz bir rüyadır
bekler bizi Beykoz'da, Üsküdar'da
birkaç kuğu, birkaç mahzun kuştüyü
yenilgisiz bir muamma gibidir
arar bulusmayan ellerimizi
deli rüzgar yine sarhoş, hovarda
tam orada, Çamlıca yokuşunda
birkaç bulut çekelim gökyüzünden
damarlarımızdan geçirelim ve birden
bırakalım suların üzerine
sen bir defa konuş, sen bir defa gül
kumlu ebrular yapalım seninle
serpmeli ebrular, bülbülyuvası
hercaimenekşe, gonca ve sümbül
yüzün bir ay gibi parlarken gecenin ortasında
yürüyelim seninle İstanbul'da
boğaziçi magrur türkülerini
gözlerine baka baka söyleyin
martılar üşüyünce
denizin sıcağında bulsunlar kalbimizi
anlayabilir misin
neden çıban gibi büyür bağrımda
büyürde kelebek olur bu sızı
kırmızıyı sevdiğini söyledin
bu yüzden mi günlerdir
İstanbul'da gül kokusu yayılan
tepeler kırmızı, sular kırmızı
İstanbul bilmeli ki, sahillerine
mehtabı taşıyan senin bakışlarındır
İstanbul bilmeliki, limanlardan gemiler
önce senin yüreğine açılır
uzaklarda bir yerde
toprağı öpmek için eğilen bahçıvanın
parmaklarında hüzün
sana doğru akan nehrin
ağlayan suretidir
bir elimizde umut
bir elimizde sevda
yürüyelim seninle İstanbul'da
musiki kesilsin, tükensin yazı
çaresiz kalınca mızrap ve şiir
ozan bir kenara bıraksın sazı
ressam fırçasına neden mi kızgın
tuvalde çizgiler, renkler kırmızı
kırmızıyı sevdiğini bilince
çekilir mi artık güllerin nazı
Anadolukavağı'nda her akşam
burcu burcu bir rüyadır hayalin
karanlık, hüznünü düşürür dağa
kuşlar kanat çırpar, yıldızlar ağlar
endamın her sabah iner toprağa
hasret, yanlızlığı çoğaltan deniz
ayrılık acıyla süzülür kandan
nefesin fermandır Topkapı Sarayı'nda
dönüşünü bekliyor rıhtımda şehzadeler
öylesine yorgun, mahzun ve candan
İstanbul bir yanımda, sen bir yanımda
uykusundan uyanınca fırtına
dalgalar türkümüze aşina olur
yüzümüze bakınca deniz fenerleri
sahibini arayan gemilerin
çığlığıyla vurulur
tarih heyelandır hainlerin ardında
İstanbul tarihin soylu anası
biz bu yürüyüşü çiğdemlerden almışız
sevdayı kız kulesi'nden
yalıların burukluğu altında
geçiyoruz sokaklardan delice
anlayabilir misin
beyoğlu'nda gezinen
hayal kırıklığının benden türediğini
anlayabilir misin
kırmızı neden böyle
doldurur aynalara inleyen yüreğimi
sana giden yolların kavşağında
bir adam direniyor izini bulmak için
siliyor tanyerine akan alın terini
ufkunda sapsarı umudun rengi
mavi yitik, beyaz kızgın ve siyah
arıyor sessizce kaybolan günlerini
Gülhane'de simit satan çocuklar
nasıl anlasınlar ellerimizin
neden böyle çekingen olduğunu
Ayasofya önünde tramvay bekleyenler
gökyüzüne dokunurken bu acı
kimdir diye sorsunlar içlerinden
birlikte yürüyen iki yabancı
biz gitsek de, İstanbul'da yine de
yıllar yılı gezinmeli bu sızı
benden bir yaralı şiir kalmalı
senden bir tebessüm, bir de kırmızı
Nurullah Genç
Sonbahar Vurgunu
Hiç tatmadım böyle duyguyu
İçimdeki derya durgun
Kalbim yabancı hislerin yorgunu
Tanrım bu sonbahar vurgunu
Aşk ilk baharda bir meltemmiş
Yaz günleri ise tatlı sıcaklık
Çok yakarmış güneşin solgunu
Tanrım bu sonbahar vurgunu
Sevgi denizinin sonu yokmuş
Ufuk yaklaştıkca kaybolurmuş
Gönül böyle bir sevdanın yorgunu
Tanrım bu sonbahar vurgunu
Ahmet Özhan
www.dailymotion.com/video/x5iu6p_ahmet-ozhan-bu-sonbahar-...
Bu şehrin ışıkları bir yanar bir de söner
Gece sisi gündüz dumanı tüter
Bir kalbim var hiç ona benzemez
Yanar sönmeyen ateş ama tütemez
Bilir misin bu şehirde sana aşık biri var biri var
Gözünde yaş ve kalbinde inceden bir sızı var sızı var
Sana adanmış hayatı umrunda olmasa da
Bu şehirde sana aşık sana tapan biri var
Bu şehrin sokakları bir dolar bir boşalır
Gece riya gündüz yalanı yaşanır
Bir kalbim var hiç ona benzemez
Doldu boşalmaz içi yalan diyemez
Bilir misin bu şehirde sana aşık biri var biri var
Gözünde yaş ve kalbinde inceden bir sızı var sızı var
Sana adanmış hayatı umurunda olmasada
Bu şehirde sana aşık sana tapan biri var
Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK 'ü Saygı, Sevgi ve Hürmetle Anıyoruz.
Daima Aklımızda, Daima Kalbimizde, Hep Yüreğimizde.
Unutmadık, Unutmayacağız, Unutturmayacağız.
10.11.1938 * 10.11.2009
hangi yalıya sorsam şimdi cevabı sükût
/ baş eğer mavinin derinliğine
bülbül suskun dil mahcup arzular çile
neden taçsız bıraktın benle büyüyen ülke
bana kaybettiğim kimliği getir
duâ ve âmin
Mehmet Şamil Baş
Kalbim kalbini seviyor
Çünkü aşk gözlerini geç kalmış mavi bir ölümle avutuyor
Esrikliğin kadın kokusundan,tütünden ve ıslak sokaklardan
Ve arzuların ihaneti kutsal sularda arındırıyor…
Yaşam,şiir olup sızıyor teninin gözeneklerinden…
Tutmuşsun çocukluğun bir elinden,
Geliyorsun…
Oysa,bir eli de bende o çocuğun;bilmiyorsun…
Çünkü birbirine karşı durmuş iki küçük ayna parçasıyız
Seninle…
Avucundaki o aynada saatler hep geçmişe kurulmuş
Çünkü yaşadığım seyreltilmiş hayatındır;bu kez sana
Sunulmuş…
Yarım bıraktığın boşlukları doldurarak geliyorum…
Kapanmış yaralarını acemice kapatarak geliyorum…
Olur olmaz yerlere tuttuğum ışık;
Geçmişin karanlığına sığınmış anılarını huzursuz ediyor.
Belki bu yüzden,
Kalbin,
Kalbimin kapılarını birer birer çarparak
Gitmek istiyor…
Ellerinle örtüyorsun
Elimdeki aynada yansıyan gözlerini…
Avucundaki kırık aynada geçmişe kurulu bekleyen saatler;
Avucumdaki kırık aynada geleceğe kurulu duran saatlerin
İz düşümleri belki de...
Gelecekle yanılsama karıştıkça birbirine,
Uzatsak da ellerimizi başka saatlere;
Hep aynı zaman tozları savruluyor,
Suskun aynalarımızdan…
Sen,ellerinle örtüp gözlerini;
Kalbimin kapılarını çarptıkça birer birer;
Sular yükseliyor içimde…
Sular gittikçe derin…
Kalbim boğulmak üzere…
Çünkü seviyor kalbim kalbini…
Kalbim…kalbini
Kalbim…kalbini
Kalbim…kalbini
CEZMI ERSOZ
benim anlayışımın,
idrakimin değeridir.
Aşkın değeri bu değildir.
Güzelim, incinin değerini ancak inci biçen bilir.
Hz. Mevlânâ
İncesaz dinlerim ben hep. Belki de her gün bir İncesaz parçası dinlerim gün içinde. Sabah akşam hiç fark etmez.
İncesaz'ı bilir misiniz?
İncesaz dinleyen kişiler sakin, uysal, kültürlü, hoş sohbet ve tebessümü yüzünden eksik etmeyen insanlardır.
Başlık birden geldi aklıma, İncesaz dinlerken dedim ki:
Ya şu parça pek bir güzel. Şu hoş fotoğrafla bütünleşir ve iyi bir bütünlük (kompozisyon) oluşturur.
Köy...
Aklınıza neler getiriyor değil mi? Hepimizin tatlı veya acı bir hatırası var.
Hatta bazılarımızın köy üzerine hatıra defterleri mevcut. Dünden beri köyümü düşünüyorum, yıllarca ihmal etmişim. Gidip gelmem eksik olmaz; ama yine de sanki orayı yalnız bırakmışım gibi düşünürüm ben.
Sabah sabah güzel ötüşleri, tavukların yanındaki efelikleri, paytak paytak yürüyüşleri ayrı bir güzeldir. Sizi bu fotoğrafla geçmişe, güzel günlere, köyünüze, anılarınıza, ebe dede yanına götürüyorum...
Hadi Bakalım.
Şimdi bir kalbin atışında durdurulmuş olmayı biliyor olmalıyım. Değil mi ki kalbimin tam orta yerinde tecelli eden küllî kadere ve O'nun öğrettiği isimlere muhabbetle sahibim. Seninle varım ben. O kadar ki yıldızlar konmasa cemalinden yansımalı, yokum ben...
Nazan Bekiroğlu
Bu sehrin isiklari bir yanar bir de söner
Gece sisi gündüz dumani tüter
Bir kalbim var hiç ona benzemez
Yanar sönmeyen ates ama tütemez
Bilir misin bu sehirde sana asik biri var biri var