View allAll Photos Tagged imza
Sustum ve dinsin diye şehirlerin notasız yası
Şimdi vaktin en kan revanındayım
Gel ey yağmuru bile utandıran
Gel ki bekar tebessümler ersin sabahın ahına
İrfan D.
bu fotoğrafımı çok seviyorum... uzun zamandır arşivimde, nedense bir türlü yükleyememiştim bugüne kısmetmiş :)
Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su
(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateşlere göz yaşımdan su saçma ki, bu kadar (çok) tutuşan ateşlere su fayda vermez.)
Fuzuli
kar yağıyor dışarda
mektubun yeni gelmiş
istanbul
kokuyor.
dışarda kar yağıyor
seni seviyorum.
Behçet AYSAN
Bu fotografı flickrdaki kadim dostum Özlem Uluğ hn.ye teşekkür babında yüklüyorum. Fotoğraftaki imzanın tasarımı için tekrar teşekkürler.
Bozdoğan Kemeri, İstanbul'un en eski su yapılarından biridir. Hadrianus veya Valens Kemeri olarak da adlandırılmaktadır.Yapımı Bizans dönemine dayanmaktadır. Fakat yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. İstanbul'a su temin etmek amacı ile Bizanslılar tarafından yapılan kemer, zamanla harap olmuştur. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fehtinden sonra tekrar kullanıma açılmış, II. Bayezid ve Kanuni dönemleri dahil olmak üzere eklemeler yapılmıştır. Tarihî olması nedeni ile koruma altındadır. İstanbul'un Saraçhane semtinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi binasının karşısında bulunmaktadır.
------------------------------------------------------
The Valens Aqueduct (Turkish: Bozdoğan Kemeri, meaning "Aquaduct of the grey falcon" was the major water-providing system of medieval Istanbul, in Turkey. Restored by several Ottoman Sultans, it is one of the most important landmarks of the city.
© All rights reserved
Herhangi bir renk oynaması yapılmamıştır. Sadece imza ve Boyutlandırma.
It hasn't any photoshop effects or manupulations, only crop and sign.
Explore on September 15, 2008, #96. Thanks friends for your visits, comments and invitations.
Fotoğrafa imza haricinde bir işlem yapılmamıştır. Orjinaldir.
Anısındayım -kimbilir kimin-
Anılarda görünür, düşlerde görünmez insan
Düşlerde görünen anlamlardır
Özelliklerdir bir de belli belirsiz.
Ve
Insansız anı yoktur. Var mıdır?
edip cansever
(orijinal photo ) imza ekleseydin diyen arkadaşlar, içimden hiç bişey yapmak gelmiyor fotoğraf ekleyerek kendimi oyalamaya, kafamı dağıtmaya çalışıyorum.
© All rights reserved. explore# 15
GEÇİLMEZ
Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye cağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fani lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.
Kayalık boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan klavuza varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhava;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez!
Necip F. Kısakürek
diyesi gelir insanın her gidenin ardından.
ey güneş gidip de bizi karanlıklarda koyma diyesim geldi benimde!
Fezada milyarlarca ışık, yol, mesafe;
Seninki, saniyelik zafer, ilmi hurafe.
Kavanozda, kendini deryada sanan balık;
Ne acı vahşet, mağrur ilimdeki kalabalık;
Fezada 'Allah diye bir şey yok' iddiası
Gel gör, kaç füzeye denk, bir mü'minin duası;
Rafa kaldırmak için ruhlarını dürdüler;
Güneş diye kalpteki güneşi söndürdüler.
Bilmediler; kalptedir, kalptedir asıl feza;
Kalptedir, olumsuzluk kefili kutsi imza.
Sayıdan sonsuzluğa sınıf geçirtecek not;
Bizdedir ve bizdedir Arş'a giden astronot,
Ve mekandan arınmış ve zamandan ilerde,
Fezayı teslim alma sırrı bizimkilerde.
Bizimkiler ışığa gem vururda binerler;
Yerden göğe çıkmazlar, gökten yere inerler..
Necip Fazıl Kısakürek
bana uymayan mevsimlerin sızısından
bana uyan bir atla kaçarken sorardım neydi dünya
neydi iplik iplik giyinmek kaderimi
bir ıhlamur ağacını katmayı denerken saçlarıma
günahı ve sevabı aynı umuda bölen şüphesiz saçlarıma
bir tutam aşkla ıslanmış yüzün düşünce
haritalara kilitlenmiş denizlerin büyüsüyle
yanılgısına koşan çılgın kelebek
sorardı kanatlarına yüzyılın dalgın suçunu
kanat yanar kelebek düşer bitmezdi hayat
bitmezdi papatyaların ve cama çizilmiş çocukların
birşeylere dönüşmeyen kesintisiz devrimi
mevlana idris
Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karşıma,
Başımın tokmağı indi başıma.
Suratımda her suç bir ayrı imza,
Benmişim kendime en büyük ceza!
Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme!
Acı, hapsettiğin sefil gölgeme!
Nur topu günlerin kanına girdim.
Kutsi emaneti yedim, bitirdim.
Doğmaz güneşlere bağlandı vade;
Dişlerinde, köpek nefsin, irade.
Günah, günah, hasad yerinde demet;
Merhamet, suçumdan aşkın merhamet!
Olur mu, dünyaya indirsem kepenk:
Gözyaşı döksem, Nuh tufanına denk?
Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam, aynada, aynada vicdan;
Beni beklemeyin, o bir hevesti;
Gelemem, aynalar yolumu kesti.
Necip Fazil, Cile
1956
"Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. "
(Yahya bin Muaz)
fotoğrafa crop uygunlanmıştır.imza ve kontrast dışında bir ekleme olmamıştır.
--finally i met the princess of sweden.but she never wanted anybody to take her photos so i could get only this:(
--isveç prensesi Madeleine'den rica etmeme rağmen fotoğrafını çekmeme izin vermedi.verdiği tek şey bu imza.lan o kadar da onu yerli yabancı magazin basınından koruduk.ayıp bu yaptığın Madaleine.
en.wikipedia.org/wiki/Princess_Madeleine,_Duchess_of_H%c3...
İzleyen, yorum ve eleştiri yazan herkese şimdiden teşekkürler.
Panasonic DMC-FZ50 ile çekildi.
Kadrajda herhangi bir kırpma yapmadan PS ile boyutu küçültüldü ve imza eklendi.
Yer : Garaflı Köyü - Kadirli - Osmaniye (Benim Köyüm)
Tarih: 2008:08:16 - 18:26:18
Kar yağışından sonra Nikon D80 ve Sigma 17-70mm lens kullanılarak KTÜ kampüsünde çekildi. PS ile boyutu küçültüldü ve imza eklendi. Yeşile biraz doygunluk verilip sizin beğeninize sunuldu.
İzleyen yorum ve eleştiri yazan herkese şimdiden çok teşekkürler.
Kimi geceler vardır, her anı kıymetli..
Kıymetini bilenlerden, lutfuna nail olanlardan olmak duasi ile..
O gecelerden birinde, İstanbul'a imzasını atmış bir an ile..
Muhabbet ile..
Gölbaşı / Ankara / TÜRKİYE (TURKEY)
Bilmiyorum sen kimsin :)
Sevgi çiçeğini ararken, yol kenarında, öyleee şaşkın, taze, durup, duruyordun...
O kadar miniktin ki farkedilmen ne zordu!
Ama görünce seni...
Şükretmeden geçemedim...
İyi ki göründün...
İyi ki güldün bize...
Bilmiyorum sen kimsin? :)
**İmza fikri için NisaN'a teşekkür ederim.**
** Bitkinin ismi için tijen ünlü'ye teşekkür ederim.**
Fiğ Yapraklı Evliya Otu / Onobrychis Vicifolia
fotoğraf orjinaldir. Sadece crop ve imza uygulanmıştır.
farm4.static.flickr.com/3458/3742821296_d37a6bef44_b.jpg
Gül! .. Şarkın ateş renkli çiçeği!
Mazlume; bir güle taktığım ad.
Sen her çağda yeniden doğar, her bahçede yeniden açarsın mazlume, yanmak ve yakmak için.
Yanışta mısın mazlume ve seni yandırmak için yarışta mı sefiller?
Yanmaktan yakmaya an bulunmuyor mu gülüm? .. Sen bana mı benziyorsun mazlume? ! .. Gel ağlaşalım...
Mazlume! .. De bana, kim çizdi yüreğini serin acılarla? ! .. Kim savurdu yapraklarını? ! .. Kim düşürdü başından destarını? ! ..
Bir bülbül yanmasın mı? Dalına konmasın mı? Aşkına kanmasın mı mazlume, adını anmasın mı? Eleminle kuruyunca can evi, gazele dönmesin mi? ! ..
(iskender pala)
Polonya merkezli teknoloji firması Utero, alıştığımız fotoğraf baskılı ultrason görüntüsünü bir adım öne taşıyan yeni bir teknolojiye imza attı.
InUtero 3D, anne karnındaki bebeğin ultrason görüntülerini kaynak olarak kullanarak görüntünün üç boyutlu çıktısını oluşturan yeni nesil bir üç boyutlu...
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası oldukça maliyetli bir işe imza atmış ve kordon boyundaki koyda bulunan deniz içi kayalığa bu tesisi yaparak geceleri birer saat süren su ve ışık gösterileri organize etmiş. Kurulu sistemdeki borulardan ve fıskıyelerden değişik basınç değerleri uygulanarak,yüksekliği değiştirilebilen su püskürtmeleri üzerine yansıtılan ışıklarla oluşturulan gösteriden bir kare izliyorsunuz. Fotoğraf çekiminde Nikon makine manual değerlere ayarlanarak tripod üzerinde NR off pozisyonundadır. Objektif manual olarak odaklanmış otomatic focus engellenmiştir.
Focal Lenght:62mm
F Number:7.10
iso speed ratings: 640
exposure time: 5s.
Nikon D300S + Nikon D300S + AF-S Nikkor 18-200mm f:3.5-5.6G VRII IF-ED
Explore on 2009-01-23 - Teşekkürler.
Nikon D80 ve Sigma 17-70 len ile çekildi.
# Exposure: 0.1 sec (1/10)
# Aperture: f/25.0
# Focal Length: 19 mm
# ISO Speed: 320
Tek kareden yalancı HDR yaptım arkadaşlar. orijinaline yakın bir görüntü elde ettim. Çekim yaptığım alanda komyanla denizi doldurdukları için rahat çalışamadık.
PS ile boyutunu küçültüm ve imza ekledim.
İzleyen, yorum ve eleştiri yazan herkese şimdiden teşekkürler.
Herkese iyi bir hafta sonu diliyorum.
Makine: Panasonic DMC FZ-50 (Geniş açıya hiç bu kadar ihtiyaç duymamıştım)
Tarih: 28 Eylül 2008
Yer: İmamoğlu, Sevinçli - Hacıhasanlı arası, ADANA
Gözüken Dağlar: Toros dağlarının başlangıcı. Çukurova bitip Toros Dağları başlıyor
Gözüken Yol: İmamoğlu - Aladağ ilçeler arası karayolu
3 Ayrı Pozlama yapıp Dynamic Photo HDR ile birleştirildi.
Adobe Photoshop'ta imza eklendi.
Taken with Panasonic DMC FZ50, on September 28, 2008,
in İmamoğlu, Adana, Turkey
Bazen deniz öyle durgunlaşır ki insanın uykusu gelir sonsuza bakmaktan. Ağlarını kontrole çıkmış bir balıkçıyı gözler martı tepesinde tur atarken teknenin. Ya denizin içi. Onu ağ çekilince anlarsın. Meraklı göz var mıydı diye. Ağ suda kaldığı sürece her şey dingin, herkes yorgun, bulut bile bitkin.
Kemer'de deniz suskunda yaşam da suskun. Selam olsun Martıya, balığa, balıkçıya, denize, suya, tekneye halata.
Deniz ananın kırışık yüzüne atıldın balıkçı imzaları, ağlar toplanırken oluşacak imza gününde.
Deniz ağlar,
Ağlar yosun bağlar
Kederlenir uzak dağlar
Selam olsun kalan sağlar.
© Hüseyin Başaoğlu
Nikon D810 + AF Nikkor 75-300mm f:4.5-5.6 D
Explore - 2009-01-03 - Teşekkürler. Thanks.
Yardımlarından dolayı Alemdağ'a teşekkürler. Biz fotoları çekerken o video çekti. Videosu yayında.
Fotoğraf Nikon D80 ve Sigma 17-70mm MACRO HSM lens ile çekildi.
Değerler:
# Exposure: 0.167 sec (1/6)
# Aperture: f/4.5
# Focal Length: 70 mm
# ISO Speed: 800
Fotoğrafta kırpma yapılmadı. Tonlama, boyutlandırma ve imza için PS CS3 kullanıldı.
İzleyen yorum ve eleştiri yazan herkese şimdiden teşekkürler. Devam gelecek :)
Bayram tatilini geçirdiğim,
Çukurovanın Sonu - Torosların başlangıcı olan Kadirlide Gün batımı
Nikon D80 ve Sigma 17-70 lens kullanılarak 3 kare çekildi. Değerler:
* Exposure: 0.003 sec (1/400)
* Aperture: f/10
* Focal Length: 17 mm
* ISO Speed: 250
Dynamic Photo HDR ile HDR oluşturulsu
PS ile küçültüldü ve imza eklendi.
İzleyen, yorum ve eleştiri yazan herkese şimdiden selamlar.
Taken in Kadirli, Osmaniye, Turkey on December 1, 2008
Alibey Cunda adasından Ayvalığa doğru bakıyorsunuz. Fotoğrafta imzanın altında kalan kısım Alibey adası yani Cunda. üstteki kısım Ayvalık. 24 Ekim 2019 gününün artık serince olmaya başlamış akşamına yakın Âşıklar tepesindeki Sevim-Necdet kent kitaplığı olan yeldeğirmeninin çevresinden yapacağınız çekimlerde böyle manzaraları izlersiniz. Benim şansım. elimdeki ff 75-300mm lensin dx sensor D300S üzerinde 112,5-450mm olarak iş görmesi ve uzakları yakın etmesi.
Nikon D300S + AF Nikkor 75-300mm f:4,5-5,6D
Euphydryas aurinia - Nazugum
TÜRKİYE: İstanbul, Büyükçekmece
04.05.2014
---------------
NAZUĞUM adını ben de hep merak ederdim. Biraz araştırınca; ülkemiz Lepidoptera Faunası konusunda çok önemli çalışmalara imza atan Uygur Türkleri'nden Dr. Muhabbet Kemal ile ilgisi olacağını düşünerek; çabucak bulduğumu sanıyorum: "XVIII. Yüzyıldan itibaren yaşanan Çin istilâsı, Uygur edebiyatına büyük destanlar kazandırmıştır. Bunların en ünlüsü 1827 mücadelesine katılan, Nazuğum adlı Uygur kadının başına gelenleri ve Çin zulmüne karşı direnişini anlatan NAZUGUM DESTANI’dır (doguturkistan.wordpress.com/category/uncategorized). Uygurların özgürlük kahramanı Nazugum, 1824–1828 yılları arasında Kaşgar’da patlak veren Cihangir Hoca İsyanı bastırıldıktan sonra, Kaşgar, uzun tarihindeki belki en kanlı ve en acı olayını yaşamıştır. İsyana katıldıkları gerekçesiyle çok sayıda insan öldürülmüş, çoluk çocuk ve kadınlardan ibaret 10 000’den fazla kişi gözyaşlarına bakmaksızın Lençu, İli ve Çöçek şehirlerine götürülerek Çinli ve Mançu memurlarına köle olarak dağıtılmıştır. Bu esirlerin arasında Uygurların kadın ozanı, aynı zamanda “Nazigim Destanı”nın kahramanı Kaşgarlı genç bayan Nazugum (Nazigim) de varmış. Narin boyundan dolayı, Kaşgarlılar bu genç kadına “Nazugum” derlermiş. İstilacılar, Nazugum’un anasını, kocasını ve üç yaşındaki oğlunu öldürmüşlerdir. Destandan anlaşıldığına göre, Nazugum babasının akıbetini bilmemiş. O, babasının hayatta olduğu umudunu beslemiş ve onun Kaşgar’da kaldığını düşünmüştür. Nazugum, kardeşi ile beraber esirlikten kaçmış, fakat yakalanmıştır. 24 günlük hapisten sonra Nazugum başı kesilerek öldürülmüştür. Nazugum Türklerin Jeanne D’Ark’ıdır. O, bugün de Uygur halkının dilinde destan olarak yaşamaya devam etmektedir. Nazugum’un çektiği acılar şu satırlarda saklıdır:
Kimse ben gibi olmasın,
Belalarda kalmasın,
Bize gelen cefalar,
Hiçbir kula gelmesin (www.turkocagi.org.tr/index.php/arsiv/yorumlar/2880).
Herbir çiçek, herbir meyve, herbir ot, hattâ herbir hayvan, herbir ağaç, birer mühr-ü ehadiyet ve birer sikke-i samediyet olduklarını ve bulundukları mekân ise, bir mektup suretini alması cihetiyle herbiri bir imza şeklini alır, o mekânın kâtibini gösteriyor. Meselâ, bir bahçede bir kırmızı çiçek, o bahçe nakkaşının bir mührü hükmündedir. O çiçek mührü kimin ise, bütün zemin yüzündeki o nevi çiçekler, o Zâtın kelimeleri hükmünde olduğuna ve o bahçe dahi Onun yazısı olduğuna, açık bir surette delâlet ediyor.
Biga'da bir sergide denk gelmiştim bu kolaj halinde düzenlenmiş resimlere. Şu an hatırlamıyorum 2012 yılının 31 Mayıs günü çekilmiş fotoğraf. Kimlerin resimleriydi, özgün müydü, reprodüksiyon muydu imzalar kimlere aitti, bir okul sergisi miydi (büyük ihtimal) aklımda kalmamış aklımda kalan fotoğrafa ilk baktığımda gördüğüm hüzünlü gözlerdi. Toplumumuzu ne güzel yansıtıyor. Kadınlarımızın gözleri hep hüzünlüdür Anadolu'da. sebep kavgasına girişmeyeceğim ama beni çok etkilemiştir, mutsuz hüzünlü gözler.
Tercihleri nedeniyle hep hüzünlüdür kadınların gözleri. Bilmiyorum bu ülke kadınlarının gözleri sürekli gülümseyen hale gelebilecek mi. Duam o.
Nikon D300S + Nikon 50mm f:1.8 series E
Bugün benim için güzel bir gündü. Biga'lı gönüldaşlar Suyun ve Rüzgarın Şehri Çanakkale isimli bir kitap çalışmışlar ve Çanakkale'deki tanıtımdan sonra Biga'da da bir söyleşi ve imza günü düzenlemişlerdi.
Kitabın oluşumuna yazılarıyla katkıda bulunan isimlerden İbrahim Dizman, İsmail Şen, Urolog Op. Dr Ahmet Zeren ve Sadettin Onay'ın katılımlarıyla Modena Kafe ve Penguen Kitabevinin düzenlemesi birleşince güzel bir etkinlik oldu.
Nikon D810 + Sigma 10-20mm F:4-5.6 EX DC HSM
Tek kareden oluşan ve Objektif kapatma tekniğiyle yapılan bir çalışma
Objekif Kapatma Tekniği:
Kullanılan Ekipman:Nikon D300, 18-200 Zom Objektif, Tripot, Kablu Denklanşör
Bu tekniğin olmasa olmazları: Makinenenin Manuel modda kullanılması, Tripot ve uzun pozlamaya elverişli ışık şartlarıdır.
Çekimi yapılacak nesne veya manzaranın tesbitinden sonra Makinemizi; manuel ve bulb (sürersiz çekim modu) moduna alıp, diyafram ayarını ortamdaki ışık şartlarına göre ayarlayıp Tripotumuza yerleştiriyoruz. Görüntünün net çıkması için kablolu veya uzaktan kumandalı denklanşörümüzü takiyoruz.
İki ayrı çekim yapacağımızdan dolayı kadraj içi yerleşiminide önceden tesbit etmemiz gerekiyor. Önce normal kadrajı ayarlayıp; netlik, odak uzaklığı, pozlama süresini ve tripotumuzun dikey ve yatay derecelerini not aliyoruz. Daha sonra önplana çıkarmak istediğimiz bölüme zomlayip aynı ayarları tekrar yapıp Makine ve tripotumuzu, sallanmiyacak şekilde sabitliyoruz.
Bulp modundaki Makinamizin denklaşörüne basarak çekime başliyoruz. Daha önce tesbit ettiğimiz pozlama süresinice ( mesela 20 saniye) çekim yaptdıktan sonra, objektifimizin koruma kapağını, çekim devam ederken, dikkatlice ve makinemizi sallamadan, objektifimize takıyoruz. Böylelikle makinemiz hiç ışık almıyor ancak çekime devam ediyor.
Şimdi geniş açıyı çekmek için Makine ve tripotumuzu, daha önce tebit ettiğimiz ayarlara getiriyoruz. Objektifin kapağı kapalı olduğundan bu ayarların pozun uzerinde hiç bir etkisi yoktur. Ayarlarımızı tamamlayıp, makinemizi sabitledikten sonra, tekrar dikkatlice objektifimizin kapağını açıyoruz ve daha önce tesbit ettiğimiz pozlama süresince çekim yapıp denklanşöru serbest bırakıyoruz.
Böylece tek kareden oluşan ama farklı ve güzel bir çalışmaya imza atmış oluyoruz.