View allAll Photos Tagged erkek
// Peryod: 1950-1970 // Yerli; // [Boyut: 13.5 X 8.7] // [Kategori: PORTRE\\Erkek ** SOSYAL HAYAT\\şehir ve yaşam] // [Kayıt No: 18435]
ÇAPA ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ’NİN TARİHÇESİ
Tanzimatın ilanından sonra öğretmen yetiştirmek amacıyla İstanbul’da, 16 Mart 1848 tarihinde ilk Darülmuallimin (Erkek Öğretmen Okulu), Padişah I. Abdülmecid’in iradesi ile Ahmet Cevdet Paşa öncülüğünde öğretime başlamıştır.
1874 yılında ortaya çıkan ihtiyaç üzerine Darülmuallimin-i idadi açıldı. 1890 yılında öğretmen okulu Sıbyan (ilk), Ruşdiye (Orta), İdadi (Lise) ve Ali (Yüksek) kısımlarına ayrıldı. Ali kısım ise Fen ve Edebiyat bölümlerine ayrıldı. Bu dört kademeli okulun adı Darülmuallimin-i Ali olarak yeniden düzenlendi.
İkinci meşrutiyetin ilanından sonra 1908 yılında politik nedenlerle okula yeni öğrenci alınmamış öğrenciler Darülfünun edebiyat, riyaziye ve tabiyat şubelerine dağıtılmıştır. 1909-1910 öğretim yılında ise yatılı öğretmen okulu resmen kapatıldı. Ancak bir yıl sonra yeniden açıldı. Edebiyat, riyaziye, tabiyat bölümlerinde Darülfünun’da okuyan bu öğrenciler kendi okullarında Resim, Beden Eğitimi, Pedogoji ve Askerlik derslerini okuyorlardı.
Okul 1911-1912 öğrenim yılında Darülfünun’dan ayrılarak bütün derslerini kendi bünyesinde okutmaya başladı. Ancak 1. Dünya Savaşı sırasında öğrencilerin bir çoğu Çanakkale Savaşlarında hocalarıyla beraber giderek şehit oldular. Savaş sonunda eğitim yeniden başladı. Cumhuriyet’in ilanından sonra Yüksek Öğretmen Okulu şeklinde yeniden düzenlenip, Zeynep Hanım Konağı (İstanbul Üniversitesi sahasının bulunduğu yerde) öğretime açıldı. Bu konak yandıktan sonra da üniversite merkez binası alanındaki sarı binaya (Eski Bekir Ağa Bölüğü), daha sonra da Vefa’daki binasına taşındı. 1948 yılında ise öğrencilerine burs verilerek kapatıldı.
Mimar Kemalettin tarafından (1315)1900 yılında imar edilen Çapa’daki tarihi binasında (bu bina) 1 Mart 1951’de Yüksek Öğretmen Okulu olarak bütün bölümleriyle yeniden açıldı.
1972’de okulun bir kısmı iki yıllık şeklinde öngörülen Ortaköy’deki Öğretmen Okulu’na taşındı. Okul bir yıl sonra Çapa’daki binasına yeniden taşınarak burada üç yıl sürekli eğitim veren İstanbul İlk Öğretmen Okulu ve Yüksek Öğretmen Okulu ile bir arada faaliyetine devam etti.
1979 yılında yatılılık kaldırılarak öğrenciler burslu hale getirildi. 1980 yılında yeniden eski statüye döndürüldü. Ancak öğrenci alınmadı. 1981 yılından sonra okul Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü şeklinde dönüştürülen okul, 1985 yılında yatılı öğretmen yetiştirme merkezi haline getirildi.
1987’de ise Çapa öğretmen okulları kampüsüne geçici statü ile Pertevniyal Lisesi ve Devlet Kitapları Müdürlüğü taşındı. Ancak Hizmet İçi Eğitim Merkezi 1991 yılına kadar tarihi ana binada faaliyetini sürdürdü.
1991-1992 öğretim yılında ise amacına uygun şekilde bu tarihi ana binada Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi açıldı.
Bu okulun faaliyete geçmesiyle Pertevniyal Lisesi kendi binasına taşındı. Ancak Devlet Kitapları Müdürlüğü halen Çapa Öğretmen Okulları kampüsünün bir bölümünü izinsiz olarak işgal etmeye devam etmektedir.
Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi gündüzlü ve yatılı şekilde öğretimine başarıyla devam etmektedir. Tecrübeli ve çalışkan eğitim kadrosu, başarılı öğrencileriyle Türk Milli Eğitimi’nin gururu olma amacını sürdürmektedir.
Çapa'lı olmak ayrıcalıktır.......Okulumla gurur duyuyorum
İstanbul İlkÖğretmen Okulu Marşı
Anayurtta ilk öğretmen bu yuvada yetişti
İlim,irfan,beceri aynı yolda birleşti
Ulusumuz bizlerle bu düzeye erişti
Işık yolu İstanbul İlköğretmen Okulu
Karanlığın bağrına saplanan ok olacağız
Türkiyemin ufkunda gün gibi doğacağız......
ÖĞRETMEN MARŞI
Alnımızda bilgilerden bir çelenk.
Nura doğru can atan Türk genciyiz.
Yer yüzünde yoktur; olmaz Türk’e denk;
Korku bilmez soyumuz.
Şanlı yurdum her bucağın şanla dolsun:
Yurdum, seni yüceltmeye antlar olsun.
Candan açtık cehle karşı bir savaş.
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!
Öğren, öğret halka hakkı, gürle coş;
Durma durma koş.
Şanlı yurdum her bucağın şanla dolsun:
Yurdum, seni yüceltmeye antlar olsun.
İsmail H. ERTAYLAN
Sarı olan erkek, tekir olan dişiydi. Erkek dişiyi kokluyor, yalıyor evliliğe razı etmeye uğraşıyordu. Bak diyordu benimle evlenirsen sarılı siyahlı mini mini pisilerimiz olacak. Hem seni böyle kötü yerlerden kurtaracağım, sana layık daha güzel mahallelerde daha turistik çöp tenekelerine yakın bir yuvamız olacak. Dişi tekir düşünüyordu evet mi desem burnunu ortasına sağlam bir tırmık mı atsam. Velhasıl bilmiyorum onlar erdi mi muradına, gökten kaç yavru düştü. mahalle arası bir masal işte.
Nikon D810 + AF Nikkor 28-105mm f/3.5-4.5 D
1883 yılında kurulmuş olan Bursa Erkek Lisesi tarihi idare binasındaki merdivenleriyle meşhurdur. Okul olduğu için sivil ziyaretine açık olmayan bu merdivenleri benim gibi okulun eski mezunları da yılda bir defa yapılan eski adıyla Balo ve Pilav günü şimdiki adıyla Pilav günü dolayısıyla okulumuza gidebilirsek yeniden görüyoruz. Lise Müdürünün odasına çıkılan merdivenlerin işçiliği ve yapısı hep gözümüzü okşamış içimizde bir ihtişam duygusu uyandırarak Bursa Erkek Lisesi'nin muhteşemliğini belleklerimize kazımıştır.
Nikon D300S + Sigma 10-20mm F:4-5.6 EX DC HSM
İki erkek kedi. Biri Berbat Şemşi, öbürü Yedi Tırnak Celo.
Celo ben renkli takım tutmam, ne o öööle benim çişimin üstüne çiş etmişin, diye dikleniyor Şeroya ama bilmiyor ki Şero mahellenin en çok kavga eden gözünü budaktan esirgemeyen kedisi. Hiç aldırmadan sakin sakin oturuyor öyle. Celo bir hamle etse de yüzünü gözünü yolsam deyu. Biz bu kılları boşuna sarartmadık olum diyor. Valla ben gerilimi daha fazla izlemedim on dakika boyunca moaaaavvv, miyaavvv, tısss sesleri devam etti onları duydum içeriden. Gazanız mubarek ossuun aslan müsveddeleri deyip çıktım ortamdan.
Yarın kurban bayramı. N'olur elinize ayağınıza dikkat edin. Sağınızı solunuzu doğramayın kurban kesecez diye.
Arabalarınızı kullanırken de dikkat edin. Telaş etmemeye çalışın. Ağız tadıyla geçireceğiniz, keyifli bayramlarınız olsun efendim.
Nikon D810 + AF Nikkor 75-300mm f:4,5-5,6 D
KAZAKİSTAN: Almatı, Sorbulak Gölü; 08.06.2014
"Emberiza", eski Almanca'da kirazkuşu için kullanılan "Embritz"in Latinceye uyarlanmış halidir. Linnaeus (1758) öyle münasip görmüş.
"bruniceps" ise Latince "brunus =kahverengi" ve "ceps = başlı" kelimelerinden; "kahverengibaşlı" anlamında bir addır.
Eskiden bu aileden kuşların hepsi "kirazkuşu" idi. Birkaç kişinin kullanmaya başladığı "çinte" adı, eskileri bilmeyen ve son zamanlarda giderek sayıları artan kuş fotoğrafçısınca da takip edildi. Neymiş efendim, bu kuşlar kiraz mı yiyormuş. Anadolu'da hala kullanımı süren ve esasen miladi takvimin ziraate uyarlaması sonucu gelişen ve Osmanlı'nın da kullandığı Rumi takvimin 6. (Haziran) ayı "Kiraz" ayı olarak adlandırıldığını da bilmek gerek. İşte bu dönem (Mayıs-Haziran), en bol görüldükleri zaman olduğundan olsa gerek, büyük kısmı göçmen olan bu kuşlar, "Kiraz kuşları" olarak adlandırılırlar.
Ülkemizde Rize'den tek bir kayıtla bilinen bu güzel kuş, erkeklerinin baş kısmının renginden adını almıştır. Dişileri daha sade ve kahvemsi tondadır.
O günkü gezide kaptan pilotumuz Ugur Kavak'a çok çok teşekkür ederim.
Yukarıdaki Tekir erkek, aşağıdaki dişi. Sıkıştığı yerden kaçmaya çalışıyor ama kaçış yolunu erkek kedi kapatmış. Mavlamalar tısslamalar arasında bekleşirken yukarıdaki erkek kediye bir rakip geldi,onlar itişirken dişi kaçtı. Bu mavmav liginden başımıza üç yavru çıktı mahallede. velhasıl hayat devam ediyor.
Nikon D810 + AF Nikkor 75-300mm f:4,5-5,6 D
Bu yıl mezunu olmakla iftihar ettiğim 137. kuruluş yıldönümünü kutlayıp 138. yi idrak etmeye başladığımız,hayat görüşümüzün ve ilkelerimizin, yaşam biçimimizin bile büyük ölçüde şeklillendiricisi olan Bursa Erkek Lisesi'nin pilav gününden bir görüntü.
Öğrenci iken yanına bile yaklaşamadığımız, sadece idareci ve öğretmenlerle, görevlilerin kullanabildiği o tarihi medivenlere yakından bakmanın, onu koklamanın, basamaklarında yürümenin hazzını yaşadım 1972-1973 dönemi mezunu öğrencilerinden biri olarak. Ahşap merdivenlerin her yıl yaz aylarında bazen de iki yılda bir muhakkak mazotlanarak çürümeye, böcek istilasına karşı dayanıklılığının çalışıldığı zamanlarda ortalığın nasıl mazot koktuğunu ama o kokuyu bile özlediğimi hatırladım. Benim gibi bir çok eski öğrenci de o merdivenlerde, o avluda, o binada mest olmuştuk okulumuzun kokusuyla. Allah memleketimi, milletimi, okulumu her türlü musibetten korusun.
Öğrencisi olmakla iftihar ettiğim ortaokulda coğrafya öğretmenim, lise yıllarımın bir kısmında okul müdürüm olan Burhanettin Arda'nın sözlerini yazdığı ve öğrencisi olmakla ömrümün sonuna kadar övüneceğim müzik öğretmenim, o zamanlar Türkiye Yaylı Saz Sanatkarları cemiyetininde başkanlığını yapmış besteci, müzisyen büyük insan Ethem Zelyut'un bestelediği Bursa Erkek Lisesi marşının ilk dörtlüğüyle her dosta selam olsun.
Yüzyıllardır yükselir,
Göklere çıkan sesi
Yurtta, cihanda birdir,
Bursa Erkek Lisesi
---------------
Nikon D300S + Sigma 10-20mm F:4-5.6 EX DC HSM
// Peryod: 1923-1950 // Yerli; // [Boyut: 8.9 X 13.4] // [Kategori: PORTRE\\Erkek] // [Kayıt No: 19606]
// Peryod: 1923-1950 // Yerli; // [Boyut: 8.8 X 13.8] // [Kategori: PORTRE\\Erkek ** PORTRE\\Çocuk ** SOSYAL HAYAT\\gezi] // [Kayıt No: 13560]
since 1883 to 2020
1883 ten 2020 ye kadar ilim ve irfan yuvası olan Bursa Erkek Lisesi'nin tarihi merdivenleri. Pilav gününde eski mezunlarınca ziyaret ediliyor.
Nikon D300S + Sigma 10-20mm F:4-5.6 EX DC HSM
Euplectes franciscanus - Kuzeyli Piskopos Kuşu (erkek) [TR], Northern Red Bishop, Orange Bishop (male) [EN]
Gana: Beyaz Volta Nehri
31.10.2013
Ters ışık, doğa fotoğrafı için çoğu zaman istenmeyen bir durumdur. Ama bazen de iyi yönleri vardır. Bu fotoğrafta çapraz açı ile gelen ışık sayesinde geri plan koyu olarak çıktı. Herhangi bir fotoşop, oynama vs. yoktur. Flaş kullanılmadan; Poz süresi (Enstantane): 1/1600 sn, diyafram: f/4, ISO: 400; pozlama: 0.
This shot was taken under natural conditions without using flash light and no photoshop maniplation. I used only contrast light of the sun, with exposure time: 1/1600s, f/4, ISO: 400 and exposure value: 0.
// Peryod: 1923-1950 Arkayil: 1944 // Yerli; // [Boyut: 13.5 X 8.5] // [Kategori: GRUP FOTOĞRAFI\\ ** PORTRE\\Erkek ** PORTRE\\Kadın ** PORTRE\\Çocuk] // [Kayıt No: 19104]
// Peryod: 1950-1970 // Yerli; // [Boyut: 13.2 X 8.5] // [Kategori: PORTRE\\Erkek ** OKUL\\Öğrenci ** GRUP FOTOĞRAFI\\] // [Kayıt No: 17073]
// Peryod: 1923-1950 // Yerli; // [Boyut: 9.0 X 13.8] // [Kategori: PORTRE\\Erkek ** SOSYAL HAYAT\\gezi] // [Kayıt No: 19371]
İki erkek kedi bir deliğe sığınmış tekir bir dişi için kavga ediyor. Tehdit sahnesini izliyorsunuz.
Garfild sarman mooaaaaavvvv diye tehdidini savururken karakedi Şero mgroooaaavvvvv diye cevap veriyor.
Galvanizli tenekenin arkasında saklı tekir dişi ise bu ikisinin dışında çatıda bekleyen diğer üçünü de hesap edip nasıl kaçarım düşüncesinde. Allah'tan kedilerde sabır çok.
Bende maalesef bu olay sırasında fotoğraf makinası yok yakınımda. Cep telefonu ile saha müşahitliği yapıyoruz. Şükür müsabaka ceza sahasına girmeden bittide bir Var hakemliği yapmadık. Yok hakemliğinden emekliyiz. Şu Mendeburlardaki tavra bakarmısınız f35'le gelsen kafa atarım diyor ikisi de.
RedMe NotePro14
Bir zamanlar ben de Lise öğrencisiydim ve Bursa Erkek Lisesinde okumuştum. Öyle bir sınıftı ki son sınıfım içlerinde haç tane değişik ünüversitede prof var şimdilerde bazen devlet okullarının eğitim kalitesine şaşırıyorum o zaman ki. Şimdi özel okullarda o başarı yakalanabiliyormu bilmiyorum ahbap çavuş ilişkileri dışında. Mezun olduktan sonra 45 yıl gidemedim çeşitli nedenlerden. hadi dedim geçen yıl gideyim.Gittim ve bir sürü anı biriktirdim,eski anı kırıntılarını da tekrar anımsamaya tamamlamaya çalışarak. Bu sene ise Allah corona diye bir illet sardı dünyanın başına ve yapılamadı her yıl tekrarlanan pilav günü. erersek seneye gideriz biz de. Okulda nerde ne var gezinirken eski mezunların yıllık öğrenci ve öğretmen tablolarının olduğu anılar salonuna girdim baktım ki herkes kendi hatıralarını arıyor ve bulabildikleriyle paylaşıyor. Selam olsun Bursa Erkek Lisesi ve öğrencilerine..
Nikon D300S + Sigma 10-20mm F:4-5.6 EX DC HSM
// Peryod: 1923-1950 // Yerli; // [Boyut: 13.6 X 8.9] // [Kategori: PORTRE\\Erkek ** SOSYAL HAYAT\\şehir ve yaşam] // [Kayıt No: 14155]
İBRAHİM PEYGAMBER VE BALIKLI GÖL
Harran Ovası'nın bereketli topraklarından sonra en fazla gelir getirebilecek, ancak nedense tanıtımının yapılmadığı Halil-ür Rahman ya da yaygın adıyla Balıklı Göl'ün efsanesine...
Üç büyük dinin de tanıdığı İbrahim Peygamber, inanışlara göre bu topraklarda doğdu. Bir gün baş kâhin, Kral Nemrut'a gelir ve o yıl doğacak bir çocuğun putperestliği ortadan kaldıracağını ve kendisini öldüreceğini söyler. Bunun üzerine kral, o yıl doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini emreder. Nemrut'un askerlerinden olan Azer, karısı Nuna Hatun hamile olduğundan, onu kale yakınlarındaki bir mağaraya gizler.
Nuna Hatun, oğlu İbrahim'i doğurduktan sonra, onu mağarada bırakarak eşinin yanına döner. Bir rivayete göre Hazreti İbrahim kendi baş parmağını emer ve parmağından gelen sütle beslenir, bir başka rivayete göre de bir ceylan onu emzirir.
Büyüdüğünde babasının yanında yerini alır. Fakat onların inandığı putlara değil, dünyadaki her şeyin yaratıcısı olduğuna inandığı tek Tanrı'ya tapar. Bu uğurda babasının ve tabii ki Kral Nemrut'un da taptığı putları kırar. Nemrut bu olaya çok sinirlenir ve İbrahim’in öldürülmesini emreder. O gün ülkede yemek için dahi olsa ateş yakılması yasaklanır, bütün odunlar toplanır ve büyük bir ateş yakılır.,,
Hazreti İbrahim Urfa kalesinin burçlarında hazırlanan mancınığa konularak bugün Balıklı Göl'ün (Halil-ür Rahman Gölü de deniliyor) olduğu yere atılır. Bu sıra Tanrı buyruğuyla ateş suya, odunlar balığa dönüşür. Hazreti İbrahim ise
Balıklı Göl’ün hemen yakınındaki gül bahçesine düşer. Yine bir rivayete göre sevgilisi olduğu söylenen (ya da Hz. İbrahim’e inanan tek kişi) ve aynı zaman kralın kızı olan Zeliha da kendini İbrahim Peygamber'in arkasından atar ve hemen Balıklı Göl’ün arkasında Ayn-ı Zeliha Gölü oluşur. Başka bir deyişe göre de, Ayn-ı Zeliha Gölü, arkasından ağlayan kral kızı Zeliha'nın gözyaşlarından doğmuştur.
// Peryod: 1950-1970 Arkayil: 1961 // Arkasi Yazılı; Yerli; // [Boyut: 8.9 X 13.8] // [Kategori: PORTRE\\Erkek ** SOSYAL HAYAT\\gezi] // [Kayıt No: 14684]
// Peryod: 1923-1950 // Yerli; // [Boyut: 8.4 X 13.1] // [Kategori: PORTRE\\Erkek ** PORTRE\\Çocuk] // [Kayıt No: 19717]