mucteba
dahîlek ya Muhammed...
gönül nûr-i cemâlinden habîbim bir ziya ister
gözüm hâk-i rehinden ey tabibim tûtiyâ ister
sevgilim, gönlüm senin güzelliğinin nurundan bir
ışık ister. ey tabibim, gözüm senin yolunun top-
rağından sürme ister.
safâ-yı sîneme zulmet veren jeng-i günâhımdır
aman ey kân-i ihsan zulmet-i kalbim cila ister
sinemi kalbimin, safâsına zulmet
veren, onun berraklığını bozan günahımın pasıdır.
aman ey ihsan kaynağı kalbimin karanlığı cila
ister.
yetiş imdada ey şâh-i risâlet rûz-i mahşerde
ki derd-i bî-devâ-yı ma'siyet senden şifâ ister
ey risâlet şahı, kıyamet gününde imdada yetiş ki
devasız itaatsizlik derdi, senden şifa ister.
ne âb-ı dîdeden rahat ne âh-ı sineden imdâd
benim bâr-ı günâhım lütf-i şâh-ı enbiyâ ister
ne göz yaşından rahat, ne âh-ı sineden (gönülden
yapilan tövbe ve duadan) yardım var. benim
günah yüküm nebîler şahinin lütfûnu ister.
sarıldım dâmen ihsanına ey şâfi'-i ümmet
dahîlek yâ Muhammed hasta canim bir deva ister
ey ümmetin sefaatçisi, senin ihsan eteğine
sarildim. Ey Muhammed, sana siginirim, hasta canım bir
deva ister.
gül-i ruhsârına meftun olanlar şüphesiz sensiz
me mülk ü mâl u câh ister ne de zevk u safa ister
senin gül yüzüne meftun (âşık) olanlar, şüphe yok
ki sensiz ne mal, mülk ve mevki, ne de zevk-ü safa
isterler.
nola bir kerre şâd olsun cemâl-i bâ-kemâlinle
ki kemter bendeniz Es'ad sana olmak feda ister
sana feda olmak isteyen kiymetsiz kulun Es'ad,
seni bir kere görse ve mükemmel güzelliginle bir
kere sevinse ne olur?
dahîlek ya Muhammed...
gönül nûr-i cemâlinden habîbim bir ziya ister
gözüm hâk-i rehinden ey tabibim tûtiyâ ister
sevgilim, gönlüm senin güzelliğinin nurundan bir
ışık ister. ey tabibim, gözüm senin yolunun top-
rağından sürme ister.
safâ-yı sîneme zulmet veren jeng-i günâhımdır
aman ey kân-i ihsan zulmet-i kalbim cila ister
sinemi kalbimin, safâsına zulmet
veren, onun berraklığını bozan günahımın pasıdır.
aman ey ihsan kaynağı kalbimin karanlığı cila
ister.
yetiş imdada ey şâh-i risâlet rûz-i mahşerde
ki derd-i bî-devâ-yı ma'siyet senden şifâ ister
ey risâlet şahı, kıyamet gününde imdada yetiş ki
devasız itaatsizlik derdi, senden şifa ister.
ne âb-ı dîdeden rahat ne âh-ı sineden imdâd
benim bâr-ı günâhım lütf-i şâh-ı enbiyâ ister
ne göz yaşından rahat, ne âh-ı sineden (gönülden
yapilan tövbe ve duadan) yardım var. benim
günah yüküm nebîler şahinin lütfûnu ister.
sarıldım dâmen ihsanına ey şâfi'-i ümmet
dahîlek yâ Muhammed hasta canim bir deva ister
ey ümmetin sefaatçisi, senin ihsan eteğine
sarildim. Ey Muhammed, sana siginirim, hasta canım bir
deva ister.
gül-i ruhsârına meftun olanlar şüphesiz sensiz
me mülk ü mâl u câh ister ne de zevk u safa ister
senin gül yüzüne meftun (âşık) olanlar, şüphe yok
ki sensiz ne mal, mülk ve mevki, ne de zevk-ü safa
isterler.
nola bir kerre şâd olsun cemâl-i bâ-kemâlinle
ki kemter bendeniz Es'ad sana olmak feda ister
sana feda olmak isteyen kiymetsiz kulun Es'ad,
seni bir kere görse ve mükemmel güzelliginle bir
kere sevinse ne olur?