mucteba
"it's tea time!"
kahramanmaraş anadolu lisesi hazırlık sınıfındaki ilk ve son haftam. bize ingilizce öğretmeye ahdetmiş özgür adında bir öğretmen. türkçe bir kavram ağzından kaçırandan, zihninden geçirenden, ima edenden 10 bin lira ceza kesilmesi. derslerden bir derste bir diyalogun içinde yukarıdaki ifadenin geçmesi. hocanın tea kelimesinin anlamını bize öğretmek için tahtaya çay bardağı çizmesi. benim mal bulmuş mağribi gibi çaaaay diye atlamam. bu acımasız cezanın ilk kurbanı olmam.
şimdi merak ediyorum. ben bir kaç gün sonra içinizden ayrılıp başka diyarlara göç ettikten sonra yine bu cezaya çarptırılan oldu mu? bu cümlenin anlamını türkçe düşünmeden kavratabildiniz mi? ülker'siz bir çay saati düşünebildiniz mi? bir mucteba vardı hatırlayabildiniz mi?
o on bin lirayla ne yaptınız özgür bey?
ben olsam bir çayhaneye gidip çay içerdim. elimle bardak figürü yapmazdım, çay derdim çay. çay işte. çaaaaay.
"it's tea time!"
kahramanmaraş anadolu lisesi hazırlık sınıfındaki ilk ve son haftam. bize ingilizce öğretmeye ahdetmiş özgür adında bir öğretmen. türkçe bir kavram ağzından kaçırandan, zihninden geçirenden, ima edenden 10 bin lira ceza kesilmesi. derslerden bir derste bir diyalogun içinde yukarıdaki ifadenin geçmesi. hocanın tea kelimesinin anlamını bize öğretmek için tahtaya çay bardağı çizmesi. benim mal bulmuş mağribi gibi çaaaay diye atlamam. bu acımasız cezanın ilk kurbanı olmam.
şimdi merak ediyorum. ben bir kaç gün sonra içinizden ayrılıp başka diyarlara göç ettikten sonra yine bu cezaya çarptırılan oldu mu? bu cümlenin anlamını türkçe düşünmeden kavratabildiniz mi? ülker'siz bir çay saati düşünebildiniz mi? bir mucteba vardı hatırlayabildiniz mi?
o on bin lirayla ne yaptınız özgür bey?
ben olsam bir çayhaneye gidip çay içerdim. elimle bardak figürü yapmazdım, çay derdim çay. çay işte. çaaaaay.