imbros...gökçeada...and i......ve ben.....
hatırımda kalan lavanta kokuları,
sıcak temmuz akşamında genzimi yakan kekik kokulu rüzgarlar...ki tripod deviren cinsinden,öyle etkili ve kararlı...
Ege'nin kendisi gibi,güzel yürekli,sıcak yürekli,harika insanlar...
tam zamanı olan karadut reçeli,damak çatlatan nefis organik peynirler...bardağa koyup içmek isteyeceğiniz türden zeytinyağları...
güler yüzle önünüze gelen sakızlı dibek kahvesi,yanında buz gibi suyun içinde bir kaşık sakız özü..
Özü'ki adanın özü sanki,Gökçeada'nın imbros'un özü...
Dereköy'ün mimi amcasının aklınızdan hiç çıkmayacak sıcacık o insanı kendine bağlayan sohbeti,terkedilmiş köyler,birikmiş onlarca hatıra üstüste hepsi.....
Sonra gece olunca birden saklandığı yerden çıkıveren yıldızlar,yıldızlar ki,hepsi adayı kutsuyor seviyor gibi geziniyorlar üstünde imbros'un, gökçeada'nın...
Sonra anlıyorsun aslında ne kadar küçük olduğunu...adanın göğünü zorlayan o yıldız sağnağı altında öylece durmuş o devasa evreni seyrederken,anlıyorsun,
aslında bir zerre olduğunu....
sadece bir zerre...koskoca evrende...
ve aslında her şey ;sen bunu anladığında başlıyor hayatında...
bilmem anlatmak kolay mı bu adayı,yada anlatmayı bırakıp sadece yaşamalı mı?
kalbim ege'de kaldı...ağustos 2015
imbros...gökçeada...and i......ve ben.....
hatırımda kalan lavanta kokuları,
sıcak temmuz akşamında genzimi yakan kekik kokulu rüzgarlar...ki tripod deviren cinsinden,öyle etkili ve kararlı...
Ege'nin kendisi gibi,güzel yürekli,sıcak yürekli,harika insanlar...
tam zamanı olan karadut reçeli,damak çatlatan nefis organik peynirler...bardağa koyup içmek isteyeceğiniz türden zeytinyağları...
güler yüzle önünüze gelen sakızlı dibek kahvesi,yanında buz gibi suyun içinde bir kaşık sakız özü..
Özü'ki adanın özü sanki,Gökçeada'nın imbros'un özü...
Dereköy'ün mimi amcasının aklınızdan hiç çıkmayacak sıcacık o insanı kendine bağlayan sohbeti,terkedilmiş köyler,birikmiş onlarca hatıra üstüste hepsi.....
Sonra gece olunca birden saklandığı yerden çıkıveren yıldızlar,yıldızlar ki,hepsi adayı kutsuyor seviyor gibi geziniyorlar üstünde imbros'un, gökçeada'nın...
Sonra anlıyorsun aslında ne kadar küçük olduğunu...adanın göğünü zorlayan o yıldız sağnağı altında öylece durmuş o devasa evreni seyrederken,anlıyorsun,
aslında bir zerre olduğunu....
sadece bir zerre...koskoca evrende...
ve aslında her şey ;sen bunu anladığında başlıyor hayatında...
bilmem anlatmak kolay mı bu adayı,yada anlatmayı bırakıp sadece yaşamalı mı?
kalbim ege'de kaldı...ağustos 2015