Roland Deschain
Drag to set position!
living in istanbul.
"Boş başlarız” diyor Ernst Bloch. Doğru değil! Boşlukta başlıyoruz. Çekimsiz ortam. Gerçek ağırlığımızı burada ölçmek mümkün değil, o kadar. İnsanın ağırlığı, ruhunun darası alındığında ortaya çıkar. Dünyayı gözlerimizden ibaret sayıyoruz. Dün, bugün, yarın, daha uydururken inanmaya başladığımız yalanlar. “Bir zamanlar ülkenin birinde bir kral yaşarmış” diye başlayan bir masal gibi geçmiş. Tarih diye okuduklarımız modern masallar. Biz aynı pusulasız geminin, hayalet tayfaları... Bir şeyler eksik. Resimdeki yedi yanlışı bulmaktan kolay, ezberimizdeki düne ait yanlışları bulmak. Dün, yoldan çıkınca, yarın da yörüngesiz dolaşıyor. Doğru, “Boşluk Bakışlarımızın Biçimini Alıyor” , ama insanın asıl boşluğu içinde yaşanıyor ve o her seferinde içine bakmayı unutuyor. Kendimizi bugüne ait bilgilerle nasıl çıkılmaz bir lâbirente hapsetmişiz? Elimizde cetveller, kolumuzda saat, sırtımızda kâinatın sırları. Ya bu yük çok ağır, ya bu harita yanlış. Bilgi, zannettiğimiz pek çok şey, algılarımızı bozan ve belleğimizdeki asıl verileri silen bir tür virüs mü aslında? Gerçek bilgi ne? Dünya yuvarlak olduğu ispat edilene kadar düzdü. Mutlak doğru, doğrunun değişebilirliği mi? Pek çok şeyden şüphe etmeliyiz o halde. Bütün bilgilerimizi, yeniden test etmeliyiz. Ezberletilen her bilgi, insanın özgür iradesini köleleştiren bir vesika mı? Ne kadar az bilirsek, dünyayı o kadar çok mu kavrarız. Yoksa, insanın kaderi, gözleri görmeyen şairlerin kehânetlerinde mi gizli?
- JoinedSeptember 2007
- Websitehttp://gildorx.blogspot.com
Most popular photos
Testimonials
Nothing to show.